2016’nın en iyi 10 iş fikri ve fırsatı

Geçen yazımızda 2016’da pazarlama alanında bizi nelerin beklediğine kısaca göz atmıştık. Bu yazıda ise 2016 için ilham verici inovasyon ve iş fikirlerinden söz etmek istiyorum. Dünya çapında yenilikçi iş fikirlerini derleyen Springwise.com‘dan daha önceki yazılarımızda da söz etmiştik. Springwise, her zaman olduğu gibi ocak bülteninde bu yıl dikkat edilmesi gereken en iyi 10 iş fikrini ve fırsatını seçmiş, biz de o iş fikirlerine bir göz atalım…

Screen shot 2016-01-17 at 11.42.02 PM

1- Nerdalize

Son zamanların en gözde konusu “Büyük veri”yi yani “Big data”yı biliyorsunuz. Evet, disk boyutları oldukça küçüldü, ama bu sefer de veri çok büyüdü ve büyümeye de devam ediyor. Bu nedenle veri ne kadar büyük olursa, saklamak için gereken disk alanın da o kadar büyük olacağını tahmin etmek zor değil. Büyük veriyi saklamak ve işlemek için gereken veri merkezlerine her gün yenisi eklenirken bu data center’ların soğutulması, daha doğrusu iklimlendirilmesi de önemli bir maliyet haline geliyor. Hollandalı bir startup olan Nerdalize, sunucuların çalışırken ürettiği ısı enerjisini soğutmak yerine ısınmada kullanmayı öneriyor. İsteyen kişiler Nerdalize’den bir ısıtıcı/server kiralayıp evlerine yerleştiriyor ve sunucunun tükettiği elektrik faturasını üstleniyor. Böylece sunucunun yaydığı ısı sorun olmaktan çıkıp ucuz bir ısınma çözümü haline geliyor. Evde çalışan ısıtıcı/sunucu da hiçbir fazladan maliyet olmadan Nardalize ağına bağlanarak Nerdalize bulutunun bir parçası haline geliyor. Tam bir kazan / kazan iş fikri.

prado1

2- Prado Müzesi

Madrid’te bulunan Prado Müzesi, altı adet ünlü tablonun üç boyutlusunu üreterek mart ayından beri görme engelli ziyaretçilerin kullanımına sundu. Böylece görme engelliler de ünlü tabloları dokunarak keşfetme şansına sahip oldu. Chicago’da bulunan bir başka müze ise renk körü ziyaretçilerin, sanat eserlerini gerçek rekleriyle görebilmeleri için özel gözlükler üretti. Springwise’a göre 2016’da müzeler daha kişiselleştirilmiş deneyim sunma konusunda epey yol kat edecek. Örneğin “Muzeums” adlı bir uygulama, herkesin ilgi alanına, görme ve öğrenme biçimine  özel müze ziyareti planlıyor. Böylece herkesin müze deneyimini kişiselleştiriyor. Büyük verinin sağladığı güçle her bireye göre kişiselleştirme, 2016’nın en gözde iş fikri olacak gibi görünüyor.

Screen shot 2016-01-17 at 11.53.25 PM

3- Glia

Bu da perakende sektöründe sık görmeye başlayacağımız kişiselleştirme uygulamalarından biri. ABD’de geliştirilen bu uygulama, tüketicilerin kendi dünya görüşlerine uygun şirketlerden alışveriş yapmalarına olanak sağlıyor. Uygulamayı indiren kullanıcılar, hem kendi profillerini oluşturuyorlar, hem de alışveriş yaptıkları şirketlerin değerlerinin, kendi değerleriyle örtüşüp örtüşmediğini görüyorlar. Bu da büyük veri kullanımının ve işlenmesinin bir başka örneği. Benzer şekilde BuyPartisan da alışveriş yapacağınız şirketlerin hangi partilere bağış yaptığını görebileceğiniz bir uygulama. CareerLabs ise iş arayanların kendi değerlerine uygun şirketlere yönelmesini sağlayan bir başka uygulama. Tabii bu tür uygulamaların Türkiye gibi aşırı kutuplaşma yaşayan ülkelerde ne gibi sonuçlar doğurabileceğini de insan merak ediyor.

tide-e1427826441273-1940x1092

4- Amazon sipariş butonu

Fiziksel dünya ile online dünya arasında bağlantı kuran ilginç bir uygulama. Amazon, müşterilerinin rutin siparişleri için ürettiği fiziksel butonları (Amazon Dash Button) geçtiğimiz mart ayından beri dağıtmaya başladı. Her markanın logosuyla tasarlanan 250 civarında buton, tüketicilerin rutin siparişlerini online olmadan verebilmelerini sağlıyor. Örneğin çamaşır makinesinin üzerine yapıştırılmış bir çamaşır tozu sipariş butonuna basıldığında, sipariş bluetooth aracılığıyla müşterinin telefonuna ulaşıyor, müşteri telefonundaki Amazon uygulaması aracılığıyla siparişe onay verdiğinde ürün kapıya geliyor. Uygulama şimdilik bazı hızlı tüketim markalarıyla sınırlı. Ancak marka sadakatini artırma yönündeki beklentilerin gerçekleşmesi durumunda pek çok markanın Amazon’la bu konuda işbirliğine gideceğine kuşku yok.

Screen shot 2016-01-18 at 12.09.53 AM

5- Bisiklet otostopçuluğu

Dünyanın bisiklet başkenti neresi sorusunun yanıtı elbette Amsterdam olur. Şimdi Amsterdam’da “sarı arka sele” uygulaması, bisikletle otostop yapılmasına olanak veriyor. Springwise’a göre ekolojik seyahat yöntemleriyle ilgili pek çok gelişme yolda. Özellikle elektrikli araçlar ve bu araçların şarj yöntemleriyle ilgili teknolojiler hızla gelişiyor. Bisiklet otostopçuluğu ise basit bir yöntem olmasına rağmen, ekolojik seyahati ve sosyalleşmeyi bir arada sunuyor. Bisikletlere ücretsiz olarak taktırılan sarı bagajları gördüğünüzde bu sürücülere otostop yapabiliyorsunuz. Amsterdam dışındaki bisiklet dostu şehirlere de yayılabilecek sosyal bir iş fikri gibi görünüyor.

knocki-1

6- Knocki

2016’nın “Eşyaların interneti” yılı olacağını artık biliyoruz. Eşyaları kontrol eden ve akıllı hale getiren değişik uygulamalar, geçtiğimiz yıl ortaya çıkmaya başladı. Bunların içinde en etkileyici gözükenlerin başında ise Knocki geliyor. Knocki, evinizdeki her yüzeyi etkileşimli hale getirebilen küçük bir disk. Bu disk pille çalışıyor, üzerindeki çok kez sökülüp takılabilen yapışkan bantlarla duvar ve benzeri her türlü yüzeye kolayca monte edilebiliyor. Yaptığı iş, kullanıcıların yüzeylere yaptıkları vuruşlarla evdeki çeşitli cihazları kontrol edebilmek. Yani istediğiniz bir yüzeye önceden belirleyeceğiniz şekilde vurarak ışıkları açıp kapatabiliyorsunuz, kaybolan telefonunuzu bulabiliyorsunuz, kapıdan çıkarken evinizin alarmını kurabiliyorsunuz, televizyon veya müzik sisteminizi açıp kapatabiliyorsunuz, kapınızı çalanlara mesaj bırakabiliyorsunuz, acil durumlarda alarm verebiliyorsunuz, hatta yerinizden kalkmadan kendinize kahve yapabiliyorsunuz. İsterseniz Wi-Fi ile akıllı telefonlarınızdan bağımsız çalışan her bir Knocki, birden fazla aleti yönetebiliyor,  isterseniz telefonunuzla etkileşimli olarak da kullanılabiliyor.

Heijmans-ONE-

7- Heijmans ONE

Bu yenilik, tamamen dijital hayattan uzak, bütünüyle offline bir konut çözümü. Aslında Türkiye’de yaşayan bizler için pek yenilik de sayılmaz. Hollandalılar’ın icat ettiği bir tür “gecekondu” diyebiliriz buna. Heijmans adlı bir mimarlık firmasının iş fikri; ahşap iskeletli ve birbirine geçme olarak monte edilebilen iki kattan oluşan evler, büyük kentlerdeki yüksek kira sorunlarından bunalan gençler için geçici, ama oldukça konforlu bir çözüm sunuyor. Konutlar bir günden daha az bir süre içinde istenen arsaya yerleştirilebiliyor ve oturulabilir hale geliyor. Bulunan yerler ise kamuya ait kullanılmayan arsalar, kentin kenar köşesindeki terk edilmiş araziler, gayri menkul geliştiricilerin henüz inşaata başlamadığı alanlar olabiliyor. Arsanın sahibi gelip de “Buradan çıkın” dediğinde ise evler sökülüp kolaylıkla yeni bir yere taşınabiliyor. Bu yeni konut çözümü Hollandalı gençlere ayda 700 euroya mal oluyor. Şehir içindeki konutlara göre oldukça düşük olan bu kirayla kalitesi hayli yüksek bir evde oturulabiliyor. Ayrıca evler enerji sarfiyatı açısından da oldukça efektif ve kendi elektriğini de üretebiliyor.

prostheticarm

8- E-Nable

3 boyutlu yazıcılar perakendede yeni bir çağı başlatmak üzere. Ancak bundan da önemlisi yüksek maliyetlerle ulaşılabilen bazı ürünleri ihtiyaç sahipleri için ulaşılabilir hale getirmesi. Bu tür girişimlerden biri de tasarımcılar ve 3B yazıcılarla üretim yapan makerlarla protez ele ihtiyaç duyan çocukları bir araya getiren E-Nable projesi. Ellerini veya parmaklarını kaybeden ya da doğuştan bu organları olmayan çocukları, gençleri; tasarımcılar ve üreticilerle bir araya getirerek protez eller ve parmaklar üretilmesini sağlayan E-Nable, pek çok çocuğun hayatında önemli değişiklik yaratıyor.  ABD’de Google+ grubu üzerinden çalışan E-Nable, ihtiyaca özel ve ulaşılabilir maliyetlerle 800’ü aşkın protez üretti, üretmeye de devam ediyor. Proje büyük ihtimalle kısa sürede başka bölgelerde de yaygınlaşacak.

Lucid_pipe_promo-750

9- LucidPipe

Yenilenebilir enerji kaynağı arayışı günümüzün en önemli konularından biri. ABD Oregon’da kurulu Lucid Energy adlı şirket, geliştirdiği özel su borularıyla günlük temiz su kullanımını ve atık su tahliye işlemlerini yenilenebilir enerji kaynağı haline getiriyor. Boruların içine yerleştirilen türbinler sayesinde borudan akan suların elektrik üretmesi sağlanıyor. Hem şehirlerin temiz su şebekelerinde, hem toplu konut alanlarında, hem de fabrikaların atık su borularında bu iş fikri sayesinde enerji üretilebiliyor.

Screen shot 2016-01-18 at 8.11.02 PM

10- İHAviator

Son zamanlarda insansız hava araçlarını (İHA) çevremizde sıkça görüyoruz ve bu araçların çektiği görüntülerle sıkça karşılaşıyoruz. Pek çok teknoloji gibi askeri amaçlarla geliştirilen bu araçlar artık günlük hayatın bir parçası haline gelmeye, insani amaçlar için daha sık kullanılmaya başlandı. Doğal afetler için oluşturulan UAviators gibi insani yardım ağları, İHA kullanıcılarını biraraya getiriyor. Bu şekilde uydu görüntülerinden çok daha hızlı, düşük maliyetli ve yüksek çözünürlüklü görüntüler elde ediliyor; yardıma ihtiyacı olan bölgelere, insanlara daha hızlı yardım ulaştırılabiliyor. Deprem, kasırga, hortum sel ve benzeri doğal felaketlerden sonra veya ABD Nebraska’da oluşturulan sistem gibi orman yangınları sırasında piyasada “Drone” olarak da adlandırılan İHA’ların daha fazla kullanıldığını göreceğiz.

Facebook Yorumu

Written by Güventürk Görgülü

Güventürk Görgülü - İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi, Yazar ve Danışman