2020 sonrasına ileri sarma


Yazan: Güventürk Görgülü

“Physics of the Impossible” (2008) ve “Physics of the Future” kitaplarının yazarı ünlü fizikçi ve fütürist Dr. Michio Kaku 2020 sonrası dünyayı tasvir ediyor…


Birkaç hafta önce Perakende Günleri’nin konuğu olan City University of New York profesörü Dr. Michio Kaku’nun geleceğin dünyasıyla ilgili anlattıkları, hem hayatımızın hem de iş dünyasının nasıl şekilleneceğiyle ilgili çarpıcı ipuçları veriyor. Kaku’yu bazılarınız yakından tanıyor; daha önce de Ekim ayında Koç Üniversitesi’nin davetlisi olarak İstanbul’a gelmiş ve Dünya Gazetesi’ne de bir söyleşi vermişti.

Teorik fizik profesörü olan Kaku, öyle sıradan biri değil. Harvard fizik bölümünü birincilikle bitirmiş ve kendine Einstein’ı örnek alarak onun çalıştığı konularda çalışmış. Şimdilerde kuantumcu, fütürist ve popüler bilimci olarak tanınıyor. Kuantum alanında “Sicim alanı kuramı” ve “süpersicim kuramı” olarak anılan iki önemli teorinin de sahibi. Dünyanın en zeki bilim insanları arasında gösterilen Kaku’nun popüler olmasının nedeni, pek çok radyo ve TV programına katılması, belgesellere konuk olması, makaleler yazması ve New York Times en çok satanlar listesine giren “Physics of the Impossible” (2008) ve “Physics of the Future” (2011) adlı iki kitap… 2014’te ise “The Future of the Mind” adlı kitabını çıkarmaya hazırlanıyor.

Michio Kaku, kapitalizmin gelişimini açıklarken “dalga teorisi”nden yararlanıyor. İktisatçılar ve iktisatla ilgilenenlerin yakından bildiği dalga teorisine göre, kapitalizm birbirinin takipeden büyüme ve kriz aşamalarıyla gelişiyor. Pazarlama 3.0 kitabını okuyanlar ve bu köşeyi izleyenler “konjonktür dalgaları” teorisinden zaman zaman söz ettiğimi hatırlayacaklardır.2008 kriziyle birlikte beşinci büyük dalganın dibine doğru gittiğimizi, altıncı dalganın yükseliş trendine ise 2018-2020 arasında gireceğimizi hem kitapta, hem de bu köşede dile getirmiştim. Bizim 40-60 yıllık dalgalarımız yerine Michio Kaku, başka bir grup iktisatçı gibi sistemin gelişimini 80-90 yıllık üç büyük dalgayla açıklıyor.

1-DSC_2152
Birinci dalga buhar gücü ve demiryollarının yarattığı zenginlikle ortaya çıkıyor. Ardından ikinci dalga elektrik ve otomobilin yarattığı çok daha büyük bir zenginlikle geliyor. Bu dalganın 1929’da çöküşünden sonra ise “ileri teknolojilerin” ortaya çıkmasıyla kapitalizm yeniden, bu kez üçüncü büyüme trendine giriyor. Bu büyümenin yarattığı mali balonun 2008’de patlamasıyla da tekrar kriz ortaya çıkıyor. Biz halihazırda bu krizin tam orta yerinde bulunuyoruz. Kaku, son dalgayı yaratan icatların, bilgisayar, lazer, uydu, iletişim veinternet teknolojileri olduğunu söylüyor. 2020 sonrasında ise kapitalizmin dördüncü dalgasını son on yılda geliştirilen teknolojilerin tetikleyeceğini düşünüyor.

Geleceğin teknolojileri ve iş modelleri

Peki, geleceğin teknolojileri hangi teknolojiler? Elbette bilgisayar ve iletişim teknolojileri zaten elde var bir… Diğerlerini ise biyoteknoloji, yapay zeka, nanoteknoloji ve kuantum çağı olarak sayıyor Kaku. Bu aşamadan sonra, tıpkı müzik ve eğlence endüstrisi gibi tüm sektörlerin tek tek dijitalleşeceğini anlatıyor.

Peki, her sektörün “dijitalleşmesi” nasıl mümkün olacak? Yani müzik endüstrisinin, sinemanın, medyanın yaşadığı dijitalleşme süreci örneğin, ulaşım, eğitim, tıp, turizm gibi alanlara nasıl uyarlanacak?

Michio Kaku bunun, “çiplerin artan gücü” sayesinde kolayca mümkün olabileceğini söylüyor. Intel’in kurucularından Gordon Moore’un 1965’te ortaya attığı ve o tarihten bu yana hep doğrulanan “Moore yasası”na göre her 18 ayda bir (Moore sonradan bunu 24 aya çıkarsa da) çiplerin (Türkçede “yonga” da denir, ama şimdilerde pek kullanılmıyor) gücü ikiye katlanıyor. Yani yaklaşık her 1,5-2 yılda bir işlemcilerin, dolayısıyla bilgisayarların gücü ikiye katlanıyor. Ancak silikon bazlı işlemci teknolojisinin değişmesiyle yakın zamanda bu ilişkinin kopması bekleniyor. Kaku, 2020 sonrasında bilgisayar yongalarının, yani işlemcilerin fiyatının kuruş seviyesine kadar ineceğini ve bunun dünyada büyük bir devrim yaratacağını söylüyor.

Michio Kaku, bizim de tahminlerimiz doğrultusunda kapitalizmin yeni bir büyüme dalgasına gireceği tarih olan 2020 sonrasında, dünyaya milyarlarca çipin yayılacağını, bu çiplerin yaşam biçimimizi bir daha geri dönülemeyecek şekilde değiştireceğini düşünüyor. Bu döneme de “silikon ertesi çağ” veya “kuantum bazlı bilgisayar çağı” adını veriyor. Kaku’ya göre bilgisayar ve internet 2020 sonrasında hem her yerde, hem de hiçbir yerde olacak.

“Her yerde ve hiçbir yerde olmak” şu anlama geliyor; Elektrik de bir zamanlar her yerde bulunmayan, belirli durumlarda kullanılabilen çok özel bir şeydi. Oysa şimdi elektrik hayatımızın her yerinde var, ama biz çevremizde olduğunu hissetmiyoruz bile. Ta ki kesilene kadar… İşte gelecekte internet ve bilgisayar da, aynı bugünkü elektrik enerjisi gibi, hayatımızın tam içinde olacak, ama biz onu asla hissetmeyeceğiz, ta ki kesilene kadar…

Peki, internet ve bilgisayarın bu denli bizi sarıp sarmalaması hayatımızda neyi değiştirecek, iş yapma biçimimiz nasıl olacak? Şimdi, Kaku’nun fütürist kimliğiyle anlattıklarından örneklere bir göz atalım…
2-DSC_2161
Halihazırda “Google glass” örneğinde gördüğümüz internet gözlükleri sayesinde “Augmented reality” yani “Artırılmış/zenginleştirilmiş gerçeklik” uygulamaları hayatımızın bir parçası haline gelecek. “Gerçekliğin üzerine sınırsız sanal bilgi bindirilmesi” olarak tarif edebileceğimiz sanal gerçeklik uygulamaları yalnızca internet gözlükleriyle sınırlı kalmayacak. Bilgisayar o denli küçülecek ve esnek hale gelecek ki, gözlük takmak istemeyenler aynı olanağa dijital kontakt lenslerle erişecek. Peki, bu gözlükler ve lensler ne yapacak veya bunlarla ne yapılacak?
5-DSC_2176-1
Her şeyden önce internet artık gözlüklerimizde ve lenslerimizde olacak. Örüntü tanıma teknolojisi sayesinde gözlüklerimiz yüzleri tanıyacak, tanıdığı yüzlerin kimlik bilgisini, Facebook veya Linkedin hesaplarından alıp gözümüzün önüne getirebilecek. Yurtdışında isek veya bir yabancıyla konuşuyorsak, dinliyorsak konuşma kendi dilimizde altyazı olarak gözümüzün önünden geçecek. Michio Kaku, ses çözümleme ve anında çeviri yazılımlarıyla Çince’den İngilizce’ye artık mükemmel çeviriler yapılabildiğini söylüyor. Kaku’nun öngörüleri yanında aynı teknolojinin kullanıcılara sesli olarak da ulaşacağını düşünüyorum. Yani tıpkı sesli simultane çeviri uygulamaları gibi bir takım artırılmış gerçeklik uygulamalarının sesli olarak kullanımı da yaygınlaşacaktır.
3-DSC_2166
Gözlük ve lensler aynı zamanda dosya görüntülemek, dosya düzenlemek, ürün ve fiyat arama gibi işlerde de kullanılacak. Yani alışverişe çıktığımızda, karşılaştırmalı fiyatlar ve karşılaştırılmış ürün özellikleri hep gözümüzün önünde olacak. Yani kısacası bu teknoloji sayesinde, her birimiz gözünün önünden sürekli bir takım bilgiler geçen birer terminatör gibi olacağız. İnsanların işlerini, hobilerini, ilişki durumlarını anında öğrenirken, yolda bizi bekleyen tehlikeleri, çevremizdeki arkadaşları, hatta nesnelerin arkasını görebileceğiz.
8-DSC_2201
Görüntü teknolojisindeki bir diğer önemli ilerleme de gözlük yardımı olmadan üç boyutlu görüntü yaratma teknolojisi olacak. Bu sayede mimarlar tasarladıkları yapıları daha inşa edilmeden, turistler bir kente gitmeden bire bir üç boyutlu olarak görebilecek.
6-DSC_2188
Görüntüleme teknolojisindeki bir diğer değişim de her yeri birer akıllı iletişim mecrası haline getirecek olan esnek ekranlar olacak. Esnek ekranlı cep telefonları, kağıt kadar ince ve ucuz bilgisayarlar hayatımızın bir parçası haline gelecek. Bu sayede duvar kağıtlarımız ihtiyacımız olduğunda bizle konuşacak. Ne mi konuşacak? Bedeninizdeki verileri anında alabilecek robo-doktorlar sağlık durumunuzu izleyecekler ve örneğin duvar kağıdınızdan sizle konuşup sağlığınızla ilgili tavsiyelerde bulunacaklar.
7-DSC_2193
Michio Kaku, bu uygulamaların sağlık harcamalarında ciddi bir düşüş sağlayabileceğini söylüyor. Buna benzer şekilde, istediğiniz özel öğretmenler, sanal eğlence, üç boyutlu oyunlar ve şu anda tahmin edemediğimiz birçok uygulama, evinizin ve ofisinizin duvarlarında olacak. Bilgisayar ve ekranların kağıt kadar incelip ucuzlaması, hayatımıza kağıt gibi kullanılıp atılabilen bilgisayarları sokacak.
9-DSC_2217
Bugün medya, müzik ve yayıncılığın dijitalleşmesi gibi, ilerleyen yıllarda eğitim, sağlık, ulaşım ve perakende sektörleri de hızla dijitalleşecek. Örneğin otomobiller yapay zeka ve uydu teknolojisi sayesinde artık kendi kendilerine gidebilecek. Böylece trafik kazaları ve trafik sıkışıklığı büyük ölçüde sona erecek.

Kaku’nun önemli öngörülerinden biri de perakende sektöründe kitlesel üretimden “kitlesel kişiselleştirme”ye geçilmesi. Perakendede gidişatın bu yönde olduğunu, önceki yıllarda paylaştığımız trend raporlarından gayet iyi biliyoruz. “Mass customization” tam olarak gerçekleştiğinde belki üretim firesi ve fazla üretimden kaynaklanan kirliliğin de önüne geçebilecek. Çünkü bu yapılabildiğinde, üretilen her şey müşterinin istediği gibi olacak, müşteriye uymayan hiç bir şey üretilmeyecek.
10-DSC_2229
Görüntüleme teknolojisinin neredeyse nano boyutlara inmesi, sağlık alanında da önemli gelişmelere neden olacak. Küçük hap kameralar sayesinde bugün oldukça zahmetli olan birçok işlem son derece kolaylaşacak. Akılı tuvaletler ve akıllı DNA cipleri sizi sürekli DNA taramasından geçirerek, kanser gibi hastalıkların oluşmasından on yıl önce sizi uyaracak.

Peki, bütün bu gelişmeler karşısında girişimcilerin ne yapması gerekiyor? Michio Kaku, değişime direnmeme ve değişimden faydalanma çağrısı yapıyor. Rekabetin artacağı, müşterinin daha fazla bilgi ve veri işleme olanağının olduğu, yani bugünkünden daha fazla kral olduğu günler bizi bekliyor. Bu ortamda hayatta kalabilmek için de markaya ve konumlamaya daha fazla odaklanmak gerekiyor. Bunun yanında pazarlamanın da veri madenciliğine ve büyük veri işlemeye de önemli bir kaynak ayırması gerekiyor.

 

“2020 sonrasına ileri sarma” üzerine bir yorum

Yorumlar kapalı.

RSS
Follow by Email
YouTube
YouTube
Pinterest
LinkedIn
LinkedIn
Share
Instagram