Emir İşeri: “Çağımızın ‘zorunluluğu’ dijital iletişim”

Günümüzde dijital iletişim, başarıya ulaşmak isteyen bireyler ve kurumlar için artık vazgeçilmez bir hale geldi. Dijital iletişimin önemini ve markaların bu alanda yaptığı pazarlama stratejilerini ETİ Dijital Pazarlama Yöneticisi Emir İşeri’yle konuştuk. Deneyimli yönetici, hem bugüne hem de geleceğe dair fikir sahibi olacağımız konular hakkında bilgiler verdi.

Emir İşeri

Emir İşeri

Dijital pazarlamanın gelişimi iletişim stratejilerini nasıl değiştirdi?

“Pazarlama iletişiminin son yıllardaki popüler bölümü olan dijitalin gelişimiyle, birçok markanın iletişim stratejilerinde köklü değişikliklere gittiğini görüyoruz. İlk başlarda yıllık bütçelerden ayrılan küçük rakamlarla sadece dijital mecralarda görünürlük kazanmaya çabalanan dönemlerden, günümüzde sadece dijital mecralarda iletişim yapan ve bu yolla dünyaya açılabilen markaların ortaya çıktığını görüyoruz. Ana amacın hedef kitleyle doğru yerde ve doğru zamanda iletişim kurmak olduğunu düşündüğümüzde dijital mecraların ve reklam modellerinin sunduğu fırsatlar; bazı markalar için dijitale daha fazla yatırım yapmaya, hatta sadece dijital pazarlama tekniklerini kullanarak iletişim stratejilerini yönlendirmelerine neden oldu.”

Dijital pazarlama hala yardımcı bir mecra olarak mı kabul ediliyor, bu alan tek başına markalara istedikleri sonuçları verebilir mi?

“Her şeyden önce markanın ana iletişim stratejisini doğru belirlemek ve hedef kitlemizi iyi tanımamız gerekiyor. Bu iki temel noktayı tanımladıktan sonra, sadece dijital pazarlama imkanlarından faydalanmak da tamamen geleneksel yöntemlerle ilerlemek de 360 derece diye adlandırdığımız, birden çok iletişim yöntemini bir arada kullanmak da bizi sonuca götürebilir.

Bazı sektörler ve markalar için dijital pazarlamanın halen yardımcı bir mecra olarak kullanıldığını görüyoruz fakat uzun vadede bu durumun aynı şekilde devam etmesi çok mümkün görünmüyor. Dijitalleşme, dijital pazarlama adı verilen kavramı yaratmakla kalmadı, bu alanı bir mecradan ziyade kapsamı oldukça geniş bir platforma dönüştürdü. Dolayısıyla dijital mecralar ayrı ayrı hayatımızda olsa da dijital pazarlama kavramının altında bulunan fırsatlar, çoğu marka için onlarca iletişim fırsatını bünyesinde barındırıyor. Programatik teknolojisinin sağladığı hedeflemelerden, giyilebilir teknoloji entegrasyonlarına, mobil siteler ve uygulamalardan sosyal ağlara, nesnelerin interneti kavramının indoor ve outdoor uygulamaları gibi örneklere baktığımızda dijital pazarlama altında yönetilebilecek ve hedef kitleye farklı yollarla dokunabileceğimiz birçok mecra olduğunu görüyoruz. Buradan hareketle basit bir örnek ele alalım ve ağırlıklı hedef kitlesi 18 – 24 yaş aralığındaki genç yetişkinlerin olduğu bir marka düşünelim. Bu kitlenin günlük yaşamlarına ve mecralardaki kullanım alışkanlıklarına baktığımızda, mesajımızı sadece göstermekle kalmayıp doğru zamanda verebileceğimiz, geri bildirimlerini alabileceğimiz ve birebir iletişim kurabileceğimiz, ihtiyacı olduğu noktada karşısına çıkabileceğimiz imkanlardan bahsediyoruz. Konuya böyle baktığımızda, dijital kavramının temel bir mecra kullanımından çok ötede bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyduğunu ve bu yönetim anlayışıyla markalar için oldukça verimli bir iletişim fırsatı yarattığını söylemek zor değil.”

Çalıştığınız şirketlerde dijital pazarlama genel stratejiniz içinde nasıl bir yere sahip oldu?

Bugüne kadar görev aldığım ajans ve şirketlerde dijital pazarlama, özel bir ekip ya da departman kavramı üzerinden yönetiliyordu. Bu organizasyon yapıları bir bakıma dijitale verilen önemin ve yapılan yatırımın göstergesi şeklinde yorumlanabilir. Dijitalleşmenin gündelik hayatımıza etkileri genişledikçe bu departmanlar da hızla büyüyor ve yeni uzmanlık alanları, yeni görev tanımları ortaya çıkıyor. İş hayatına adım attığım 2010 yılından bugüne kadarki süreçte, dijital pazarlama alanına yapılan maddi ve insan kaynağı yatırımının büyük ölçeklerle arttığını söylemek mümkün. Artık birçok ülkede dijitale yapılan yatırımların geleneksel mecraları geride bırakmaya başladığını görüyoruz. Bu veri bile tek başına bu alanın potansiyelini ortaya koyuyor.

Markaların dijital pazarlamaya verdiği önemi yeterli buluyor musunuz? Sizce daha fazla ne yapılabilir?/ne yapılmalı?

Bazı markaların dijital pazarlamayı halen, bu alanı da eksik bırakmayalım düşüncesiyle yönetmeye çalıştıklarını görüyoruz. Bu da aslında yapılan yatırımın karşılığının etkili bir şekilde alınamamasına neden oluyor. Yapılabileceklerin sayısı oldukça fazla fakat özetle dijital pazarlama aktivitelerini doğru yönetebilmek için doğru insan kaynağına yatırım yapmak ve bu alan için doğru hedeflerin belirlenmesi gerekiyor. Ardından hedeflere yönelik düzenli ve kontrollü bir strateji izlenmeli. Bu şekilde ne kadar yatırım yapılırsa karşılığının da o derecede alınacağını düşünüyorum.

Mecraların çoğalması dijital pazarlamayı olumlu mu yoksa olumsuz mu etkiliyor?

Mecraların çoğalması, dijital pazarlama alanında yapılabilecekleri de artırıyor. Bu durumu olumsuz olarak değerlendirmektense tüketicilerin davranışları ve trendler doğrultusunda ortaya çıkan bu yeni mecraları anlamayı ve hangi kitlelerin bu mecralarda vakit geçirdiğini belirlemek üzerinde durmamız gerekiyor. Bu şekilde iletişim çalışmalarımızın hedeflemelerini de zenginleştirmiş oluyoruz.

Dijital pazarlamanın geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz? Geleneksel mecralar karşısındaki durumu ne olacak? Gelecekte bizi neler bekliyor?

Başta Amerika olmak üzere önemli ülkelerde dijitale yapılan yatırımların, geleneksel mecraları geçtiğinden bahsetmiştik. Bu trend diğer ülkeler üzerinde de etkisini gösterecek ve beş yıl içerisinde geleneksel mecralarla dijitale yapılan yatırımlar birbiriyle eşitlenecektir diye düşünüyorum. Önümüzdeki yıllarda, günümüzde de konuşulan ama hayatımızda henüz büyük bir yer teşkil etmeyen sesli arama ve komut işlemlerinin artması, artırılmış gerçeklik teknolojisinin günlük hayatımıza uygun alanlarda ve kullanışlı bir biçimde adapte olmaya başlaması, mobil cihazlardaki gelişmelere paralel olarak şekillenecek yeni içerik formatları gibi gelişmeler doğrultusunda, yeni kullanım ve fırsat alanları doğacaktır. Ama daha da önemlisi, dijitalleşmenin insanların hayatlarında kapladığı alanın artmasıyla, dijital mecralar üzerinde iletişim faliyeti yürütmek her işletme için zorunlu hale gelecek diye düşünüyorum. Bu kadar çeşitli mecrayı uyum ve belirli hedefler doğrultusunda yönetebilmek için de yetkin insan kaynağına her zamankinden daha çok ihtiyaç olacaktır.

Facebook Yorumu