Dijitalleşmeyle müzik sektörünün yeniden doğuşu

Çok değil, günümüzden yalnızca 10 yıl öncesine kadar dijital müzik sektörü henüz yeni yeni ortaya çıkıyordu. 2000’li yıllarda teknolojinin ilerlemesiyle kullanıcıdan kullanıcıya dosya paylaşımı ve aktarımı sağlayan programlar dünyaca üne kavuşmuştu ve milyonlarca kişi tarafından kullanılıyordu. İşte tam bu dönemde, mp3 formatındaki müzik dosyaları korsan bir şekilde dünyanın dört bir yanına dağılıyordu. 50 yıllık albüm satın alma alışkanlığı neredeyse ölmüştü.

İnternetin gelişmesi müzik piyasasını önce öldürdü, sonra diriltti

Durum öyle bir hal almıştı ki, sokaktaki korsan satıcılar bile iş yapamıyordu. Ülkemizde birçok kuruluşun korsan paylaşıma karşı yürüttüğü kampanyaları, hatta devlet tarafından yapılan girişimleri hatırlayın. Müzik endüstrisi, plak şirketleri, ve müzisyenler büyük zarar ediyordu. Hatta dünya çapında bir çok müzisyen yeni albüm çıkarmama kampanyası yürütmüştü. Takvim 2010’lu yılları gösterdiğinde ise internet artık ergenlik çağını tamamlamış ve iyice olgunlaşmıştı. Yeni girişimler ardı ardına geliyordu. Dijital müzik hizmeti sunan firmalar artık ortaya çıkmaya başlamıştı. Deezer, AppleMusic, AmazonPrime Music, Spotify, Tidal, Fizy gibi servisler popülerlik kazanmaya başladı. Bu gelişme ise 50 yıllık fiziksel albüm satışının öldüğünü kanıtladı. Ancak diğer yandan, korsan müzik faaliyetini ortadan kaldırmak için de etkili bir adım oldu. Teknolojiyle birlikte hız tutkunu olan insanlar; bir şarkıyı arkadaşından, televizyondan veya herhangi bir mecradan duyduğu an telefonunu çıkarıp onu keşfetmek, dinlemek istemeye başladı. Bu ihtiyaca da dijital müzik piyasası çok iyi cevap verdi.

Bir zamanların en popüler kullanıcıdan kullanıcıya dosya paylaşımı programı LimeWire’dan bir ekran görüntüsü

Ücretli abonelik sistemiyle plak şirketleri ve eser sahipleri de kazanıyor

Dijital müzik servisleri her ne kadar plak şirketleri ve sanatçılar arasında üçüncü bir kar ortağı haline gelse de korsan yayıncılığın yol açtığı maddi kaybı önlemek için biçilmiş kaftan oldu. Kullanıcı artık istediği bir servise aylık ödemelerle abone oluyor, kitaplığında bulunan tüm eserleri sınırsız dinleme ve cihazına kaydedebiliyor. Uygulamalar, plak şirketlerinden telifini aldığı eserleri kitaplığına ekliyor. Böylece işin mutfağındaki asıl üreticiler de kazanmış oluyor.

Piyasa son iki yılda yeniden büyümeye başladı.

Grafikte belirtildiği gibi, 2010’lu yıllardan itibaren dijital müzik servislerini tercih eden kitle sayısı ve fiziksel satışlara oranla kazanç dağılımı önemli bir şekilde değişiyor. ABD kullanıcısı üzerinde yapılmış olan bu istatistik çalışması her ne kadar yerel olsa da teknoloji ve trend yayılımı olarak bir o kadar da küresel  bir yansımaya sahip. Dijital müzik satışları geçtiğimiz yıl fiziksel satışları yakaladı ve kayıtlı müzik gelirleri 15.7 milyar dolara ulaştı. Pazar önceki yıla göre %6 büyüdü. Ulusrarası müzik endüstrisinin 2017 raporuna göre günümüzde yaklaşık 100 milyon kişi ücretli müzik servislerini tercih ediyor. Ülkemizde ise dijital müzik pazar değerinin 500 milyon dolar civarında olduğu tahmin ediliyor.

 Servisler nasıl çalışıyor?

Dünya üzerinde dijital müzik yayıncılığının oturmuş birkaç metodu var. Kimi servisler tıpkı fiziksel albüm veya tekli satın almak gibi eserleri ücretli olarak dijital ortamlardan kullanıcıya sunuyor. Cihazlara indirilen eserler kalıcı olarak kullanıcılara ait oluyor. AmazonPrime Music ve iTunes bunların en başlı örnekleri. Öte yandan, Deezer, Tidal, Spotify gibi uygulamalar çevrimiçi kullanım olanağı sunuyor ve aylık abonelik sistemiyle çalışıyor. Aylık ücret ödendikten sonra servislerin tüm müzik bankaları kullanıcıya açık hale geliyor, cihazlara kaydedip çevrimdışı dinleme olanağı sunan bu uygulamalar da ikinci ve belki de en popüler dijital müzik servis kategorisini oluşturuyor.

Pazarlama için yepyeni bir mecra

Büyük şirketler de ortaya çıkan bu yeni popüler ortamın sahip olduğu imkanları fark etmiş durumda. Son iki yıldır dijital müzik platformları yalnızca müzik hizmeti vermek yerine çeşitli firmalarla ortaklıklar yapıp ilginç pazarlama stratejilerine ortak olmuş durumda. Dünyaca ünlü dizilerin, filmlerin özel içeriklerinin müzik bankalarına yerleştirilmesinden tutun, yapımdaki kurgusal karakterlere özel çalma listelerine kadar büyük bu yeni pazarlama alanının sundukları. Öte yandan, özellikle ülkemizdeki GSM operatörlerinin dijital müzik servisleri ile ilgili kampanyalar konusunda birbiriyle yarıştığını unutmamak gerek.

Game of Thrones karakterlerinden Spotify playlistleri

Turkcell’in Fizy kampanyası

Watsons’dan Spotify kampanyası

Kaynaklar:

Facebook Yorumu