Eminönü’nde esnaflık ve pazarlama taktikleri




 

Tahtakale İstanbul’un merkezindedir. Kadıköy, Beşiktaş, Balat ve Aksaray’dan geldiğinizde Eminönü’ndeki tarihi Mısır Çarşısı sizi karşılar. Mısır Çarşısı’na girdiğinizde tarihi baharatçıları görebilirsiniz. Mısır çarşısının içindeki ilk kapıdan çıkarsanız Tahtakale caddesi sizi karşılar. Tahtakale Caddesi’nde boylu boyunca bijuteri ve tuhafiye dükkanları görebilirsiniz. Yolunuza devam ettiğinizde ise Şarkhan hanı sizi karşılar burada Çin ve Uzak Doğu ürünlerinin satıldığı merkezdir. Şarkhan’dan sola döndüğünüzde ise Mahmut’paşa caddesi sizi karşılar, burada tekstil ürünleri ve kumaş bulmak mümkündür.aynı zamanda hacıların hac malzemelerini aldığı yerdir. Mısır Çarsının ikinci kapısından çıktığınızda ise tarihi Mehmet Efendi Kahvecisi, Osmanlıdan beri süre gelen yerinde sizi karşılar. Mehmet efendinin caddesi izlediğinizde lokumcular ve kuruyemişçilerle karşılaşırsınız . Tahtakale caddesi aynı zamanda 80’li yıllarda Türkiye’de bulunmayan malların bulunduğu yerdir. Birçok  insanın alışveriş için ilk tercihi olan Eminönü geçmişten günümüze dek alışveriş noktası olması misyonunu devam ettirmiştir. Bununla beraber bir sürü tezgahtarlar ve iş insanları barındırmıştır ve bu esnaflar müşterilerinin üzerinde bir takım pazarlama taktikleri kullanmıştır.

 

Hamdi Bayer 35 yıldır kozmetik ürünleri satıyor. Bir sandalye bir tezgahla işe başlamış. Şuanda kendisinin kozmetik dükkanları var. Hamdi Bayer, Eminönü esnafının kullandığı taktikleri ise şöyle ifade ediyor. “Ben mal satmam ben bu tezgaha ne koysam müşterim gelir alır. Ben mal satmaya uğraşmam ben dürüstlükle ve 35 yıldır müşterime verdiğim güven ile malımı satıyorum. Ben asla maldan fazla kar yapmayı düşünmem şuanda esnaflar bir maldan çok fazla kar yapmayı çalışır benim için 10 lira kar yapsam yeter” diyor. Hamdi Bayer’e göre Eminönü esnafının kullandığı en büyük pazarlama yöntemi ucuza mal satmaktır, malının arkasında durmaktır ve gösterişli malı öne çıkarıp müşteriye denetmektir. “Eminönü esnafı kullanmadığı malı satmaz” diyor Hamdi Bayer. Bu günlerde ise en şikayetçi olduğu; sahte mallar ve Eminönü’ndeki park sorunu olduğunu söylüyor. Eminönü’nün eski günlerinde daha iyi olduğunu ve çok özlediğini de belirtiyor.

Mehmet Arıkan 1987 yılından beri Eminönü’nde esnaf. Tezgahtarlıktan geldiği ticaret hayatında şuan dükkanları ve fabrikaları var, kendisi ise hala Eminönü’ndeki ilk tezgah açtığı dükkanda satış yapmakta.
“1987 yılında Eminönü’ne geldim. Biz tezgah açardık o zamanlarda böyle ithalat yoktu. Türkiye’de mal yoktu, bulunmuyordu. Almanya’dan otobüsler ile çikolata, deodorant, toz kahve gelirdi. Biz, Laleli’den

Topkapı’dan gider alırdık malı, günde 2-3 defa getirir tezgah açardık. Biz asla sahte mal satmadık benim 1987’den beri yanımda olan çalışanlarım ve hala alışveriş yaptığımız müşterilerim var, ben

asla yalan konuşmam benim için en önemli pazarlama taktiği yalan

konuşmamak, yalan konuşursan bir kez kazanırsın” diyor ve ekliyor:”Buzun üzerinde bina durmaz. Dürüst olacaksın benim için en önemli şey dürüstlüktür” diyor. “Eminönü’nde esnaf olmak için dürüst olacaksın, sağlam mal satacaksın ve en önemlisi müşterine açık olacaksın. Malın kötüyse kötü, iyi ise iyi olduğunu söyleyeceksin. Güvenilir olacaksın bir kere” diyor.

Eminönü bu gün halen İstanbul’un ticaret noktası olmaya devam ediyor. Pazar günleri dahil olmak üzere her gün tezgahların açıldığını görmek mümkün.

RSS
Follow by Email
YouTube
YouTube
Pinterest
LinkedIn
LinkedIn
Share
Instagram