Etkileşimini artırmak isteyen markalar bu 3 şeyi yapmalı



Yazar: Juli Greenwood
Çeviren: Pelin Hakalan

Dünya 2020’de kilit altındayken, görüntü ve videolarla zengin dijital deneyimler bizim iletişimde kalmamızı sağladı. Daha geleneksel dijital iletişim yöntemlerine her zamankinden daha fazla güvendik ve hayatlarımızı paylaşmak ve güvenli bir mesafeden dünyayla bağlantı kurmak için yeni ve yenilikçi yollar benimsedik. Zoom’dan Tik Tok’a ve Snapchat’a kadar okul, iş, eğlence, alışveriş ve sadece sevdiklerimizle iletişimde olmak için dijital bağlantı biçimlerine güvendik. Sonunda, görsel içeriğin gücünün yeni bir anlamı vardı.

Salgın sonrası dünya nasıl gelişirse gelişsin, tüketiciler hayatın her alanında görsel içerik istemeye devam edecekler.

COVID-19 krizi, müşteri etkileşimlerinin dijitalleşmesini birkaç yıl hızlandırdı. Mckinsey

Bu yeni gerçekleri iş sonuçlarına yol açacak şekilde karşılamak için markalar, hedef kitleleriyle daha iyi bağlantılar kurmak için görsel içeriğin üç yönüne odaklanmalıdır.

 1. Mikro tarayıcılara ve küçük ekran etkileşimine ışık tutun

Mesajlaşma uygulamalarının aylık aktif kullanıcı sayısında sosyal medya platformlarını aylık %20 kullanıcı yüzdesini geride bıraktığını biliyor muydunuz? Özel mesajlaşma uygulamalarında bu kadar çok kullanıcı olduğu için, markalar artık tüketicilere mikro tarayıcılar veya bu mesajlaşma uygulamalarında paylaşılan URL tarafından sunulan küçük mobil ön izlemeler aracılığıyla ulaşma fırsatına sahip.

Bu mobil anlarda tüketicilere ulaşmak için, markaların bir müşteri tabanında ve belirli bir sektörde hangi mikro tarayıcıların popüler olduğunu belirlemesi önemlidir.  Cloudinary’nin 2021 görsel medya raporu markaların en çok tercih ettiği mesajlaşma platformu iMessage’ın dünya çapında ve sektörler arasında bir numaralı konuma sahip olduğunu gördük.

WhatsApp, Facebook Messenger ve Slack, kullanıcılarının bağlantı veya içerik paylaştığında markaların bu verilere ulaşmak i.in kullandığı   karanlık sosyal kanallar olarak tanımlanan diğer popüler platformlar arasındadır. Bu küçük ekran etkileşim fırsatları, günümüzde markaların kaçırmayı göze alamayacağı, tıklama sayısı ve daha fazla etkileşim üzerinde büyük bir etki yaratabilir.

Markalar, belirli karanlık sosyal kanalların benzersiz ihtiyaçlarını ele alarak görüntülerini ve videolarını mikro tarayıcılar için hazırlayabilir. Her mikro tarayıcı, bağlantı ön izlemesini farklı şekilde açar, bu nedenle markalar, bağlantı tıklamalarını çekmek için bu görüntüleri ve videoları uygun şekilde optimize etmeli ve uyarlamalıdır. Optimize edilmiş görsellerle markalar, bağlantılar aile, arkadaşlar ve iş arkadaşları arasında paylaşıldığında iyi bir ilk izlenim bırakabilir.

2. Video ve daha fazla videoyla ilgi çekici hikayeler paylaşın

Video trafiği, pandemi sırasında önemli ölçüde arttı ve kilitli gerçekliklerimizin dışındaki bir dünyaya açılan bir kapı sağladı.

Ocak 2019’dan ve pandemi boyunca, video istekleri %6,8’den %12,79’a iki katına çıktı. Video bant genişliği, yalnızca 2020’nin ikinci çeyreğinde %140’tan fazla arttı. 

Videodaki sürekli artışla birlikte, markaların tüketicilere ulaşmak için her zamankinden daha fazla video içeriğini yönetmesi ve dönüştürmesi şaşırtıcı değil. Bu güçlü hikaye anlatımı ortamı, aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli şekillerde kullanılabilir:

  • Shoppable videolar – E-Ticaret markaları için, shoppable videolar ürünlere hayat verebilir ve ardından alışveriş yapanları anında satın alabilecekleri ilgili ürün sayfalarına bağlayabilir.
  • 3D videolar – Markalar, her ürün detay sayfasında modern ve duyarlı bir alışveriş deneyimi oluşturmak için bir 3D modelden 360 derecelik animasyonlu görüntüler veya videolar oluşturabilir.
  • Kullanıcı arayüzü videoları – Videolar, örneğin yemek tarifi fikirleri veya dekorasyon ipuçları gibi şeyleri sergileyen tüketiciler için çevrimiçi bir platform gibi beklenmedik ve yaratıcı şekillerde sunulabilir ve kusursuz bir marka deneyimi oluşturmaya yardımcı olabilir.

Bu videoları entegre etmek için pazarlama ekipleri ve onları destekleyen geliştiriciler, video varlıklarını ortalama 17 kez dönüştürüyor. Bu, geliştiricilerin video codec bileşenlerini uygun ölçekte yönetmesini gerektiren çok karmaşık ve zaman alıcı bir süreçtir. Yüzlerce saatlik geliştirme süresinden tasarruf etmek ve bu süreyi daha yenilikçi çabalara daha fazla vakit ayırmak için kullanmak isteyen  markalar, süreci hızlı ve sorunsuz hale getirmek için yapay zekayı kullanabilirler.

3.Mobil duyarlılığı geliştirin

Mobil yanıt verme, özellikle mobil dünya çapındaki web trafiğinin yaklaşık yarısını oluşturduğunda bir zorunluluktur. Markalar için bu, görsellerin ve videoların duyarlı olmasını ve mobil cihazlar için optimize edilmesini sağlamak anlamına gelir. Görsel varlıkları için duyarlı tasarım kullanmayanlar, SEO sıralamalarını yükseltme fırsatını kaybediyorlar. Google core verileri tamamen kullanıcı deneyimiyle ilgilidir ve mobil yanıt verebilirliğe öncelik vermek, bir markanın web sitesinin arama sıralamalarında kolayca bulunmasını sağlar.

Yine, görüntüleri ve videoları her gün farklı platformlara teslim etmek kolay bir iş değildir. Bunu farklı görüntüleme pencereleri, yönler ve cihazlarla çarpın ve bu son derece bunaltıcı bir görev haline gelebilir. Her şeyin mobil cihazlara öncelik veren bir dünya için optimize edildiğinden emin olmak için markalar, ekran veya cihazdan bağımsız olarak aynı, yüksek kaliteli kullanıcı deneyimini sunmak için otomatik duyarlı tasarım uygulayabilir. Otomasyon sayesinde markalar iş akışında daha fazla verimlilik sağlayabilir ve mobil cihazlarda sıralamayı ve deneyimi önemli ölçüde iyileştirebilir.

Önce görsel etkileşimin gücüyle daha iyi bağlantılar kurun

Pandemiden, belirsiz zamanlarda markaların hedef kitleleriyle nasıl bağlantı kuracaklarını ve onlarla nasıl etkileşim kuracaklarını anlamaları gerektiğini öğrendik. Mikro tarayıcılar, videolar ve mobil web siteleri, tüketicilerin en sevdikleri markaları nasıl algıladıklarını ve bunlarla nasıl etkileşim kurduklarını şekillendirmeye devam edecek. Bu deneyimleri geniş ölçekte sunmak için otomasyon ve yapay zeka gerekli olacaktır.

Bu yeni dijital etkileşim dünyasının merkezinde görseller bulunan markalar, bu en iyi uygulamaları genel stratejilerine uygulayabilir ve görsel öncelikli deneyimlerde çıtayı yükseltebilirler.

 

Kaynakça:increasing-visual-engagement/