Hayallerimizdeki, eşsiz, ayrıcalıklı, olağanüstü yaşam!

İstanbul’un sokaklarında, caddelerinde gezmek artık ayrı bir ıstırap vermeye başladı. Yok, kalabalıktan, trafik sıkışıklığından, kaldırımların kötülüğünden, yapıların düzensizliğinden söz etmiyorum. Onları bir şekilde kabullendik, ama bu keşmekeşin içinde son yıllarda giderek daha fazla üstüme gelen bir şey var ki, onun yarattığı tahribat artık onarılmaz boyutlara ulaşmaya başladı. Sadece İstanbul’da değil, aslında ülkenin dört bir yanı için geçerli, ama sanırım bu zulüm en yoğun burada yaşanıyor.
Evet, sokağa çıktığımızda billboardlardan üstümüze üstümüze gelen, gazeteleri açtığımızda tomarlarla çevreye saçılan, televizyonlarda bitmez tükenmez reklam kuşaklarından “hadi siz de bir ev alın” diye kafamıza vuran konut projelerinden söz ediyorum.

Adıyla, konseptiyle, mimarisiyle, sloganıyla Sancaktepe’den Üsküdar’a, Beylikdüzü’nden Şişli’ye kadar hepimiz için “Eşsiz yaşam alanları sunan”, “Hayallerimizi gerçekleştiren” projeler öylesine ve öylesine birbirini kopyalayarak artıyor ki, insan neredeyse bir sonraki kentsel dönüşüm dalgasını iple çeker hale geliyor.



Hayır, her şeyi takan bir insan değilim, ama bu kadar çok üstümüze gelince merak ettim, internette küçük bir araştırma yaptım. İstanbul’da halen satışta olan 300‘e yakın projeyi şöyle hızlıca bir inceledim. Bu inşaatların kimin için yapıldığı, bir segmentasyon olup olmadığı, gerçekten ihtiyaç olup olmadığı, kimin aldığı, kimin sattığı, ileride atıl kalıp kalmayacağı, değer kaybedip etmeyeceği, ulaşım ve diğer kentsel hizmetlerin dağılımına nasıl etkide bulunduğu gibi konuları bir yana bırakıyorum…

Bakabildiğim 290 projenin 116 tanesi tamamen ve gerçekten garip anlaşılmaz isimlere sahip. Yanlış anlaşılmasın, Türkçe isimlerin sonuna eklenen “Residence”ları, “Tower”ları, “Town”ları filan hesaba dahil etmedim. Her şey Türkçe olmalı, dilimize yabancı kelimeler girmemeli diye bir saplantım da yok. Ancak şimdiye kadar yapılıp satılanlar oturulanlar, halihazırda satışta olanlar ve bundan sonra yapılacak olanları topladığınızda İstanbul, dört bir yanında garip isimlerle anılan uydu kentlere, sitelere sahip oluyor:
Myworld, Villaparts, Evviva, Azura, North, Sample, Helenium, Zin o, Toya Vista, Elsiyum, Saloon, Elitistpark, Renaissaince, Arcadium, Selective, Mashattan, Nissa, Nish, Crown, Symbol, Dome, Eaglepark, New Drita, Suite Mxn, Life in Vera, Deluxia, Uprise, Upcity, My Roseville, Via Port, Elite, Evora, Foresta, Newista, Royal, Terrace, Ottomare, Innovia, Kelebekia, Green Garden, Star, New, Colorist, Garden, Home Life, Spradon, Evostar, Liva, Astera, Venue, Misstanbul, Palmira, Selenium, Maximoon, Selective, Aura, Exen, Nuvo, Still, Dream, Karma, Country, Sarissa, A’La, Citycourt, Simplicity, Q, Gaia, Anthill, Cornerlife, Trea, Quasar…

gayrimenkul-2Arka arkaya yazınca garip oldu değil mi? Bu isimlerin birçoğu projenin özelliğine göre çeşitli takılarla aynı inşaat şirketleri tarafından seri olarak üretiliyor ve kentin her yanını kaplıyor. Mesela “My…” diye başlayan projelerin hangi şirkete ait olduğunu herkes hemen söyleyebilecek durumda değil mi? Ya da “N” harfini “En” diye okutarak projelerin başına ekleyen şirketin…

Tabii isim konusunda bir şahika olarak gördüğüm “The İstanbul – Veliefendi” projesini de burada anmadan geçmek istemem. Uysa da uymasa da başına “The” koyduğunuzda İstanbul da Veliefendi de ne kadar “Cool” hale geliyor değil mi?

Hadi isimler böyle, müşteri bu tür “cool” isimler istiyor diyelim -tabii bu durumda “konak”lı “Evler”li proelerin neden satıldığını açıklayamayız ama neyse- ya o sloganlar!

İsterseniz her biri “birbirinden eşsiz” projeler arasında küçük bir yolculuk yapalım. Tabii yine kimsenin kalbini kırmamak için sloganların ait olduğu projeleri anmadan…

Önce İstanbul’un ortasında olmayıp da ortasındaymış gibi yapanlar; “Sadece İstanbul”, “İstanbul’un orta yeri”. “Hayatın tam merkezinde yeni bir hayat”, “Rüyalarınızdan ilham aldık, İstanbul’un kalbinde size bir yer açtık”.

Sonra gerçekten İstanbul’un merkezinde olanlar ve bununla övünenler; “İstanbul’un Kalbinde sıra dışı bir proje”, “Modern bir klasik”, “Hayallerin İstanbul’da gerçekleştiği son nokta”, “Başka bir İstanbul”, “Doğal olarak şehirli”, “Prestijli yaşam onda”, “Hayatın ve Şehrin Merkezinde Boğaz’a Bakan Yeşillikler İçinde Bir Yaşam”

Ardından “yaşam tarzı” vaat edenler; “Farklı bir yaşam tarzına hazır mısınız”, “Bir yaşam tarzı”, “Akdenizli bir solukla nefeslenen masalsı bir hayat”, “İstanbul’ un yeni yaşam kültürüne hoş geldiniz”, “… lüksü yeni lükse taşıyor”, “Farklı tarzlar, farklı ihtiyaçlar, farklı tercihler için”, “Yepyeni bir yaşam”, “Yaşamaktan gurur duyacağınız bir ev”, “Sadece yeni konutlar değil, yeni yaşamlar üretiyoruz”, “Hayat özgürlük, sevgi, sadelik, incelik, zariflik ve mükemmeliyet”, “Yaşam standartlarınız değişiyor”, “Çizgi ötesi güzellik”.

Hayat tarzı ve yatırımı bir arada sunanlar; “Kimileri için büyük ayrıcalıklarla dolu bir yaşam, kimileri igayrimenkul-3çinse büyük yatırım seçenekleri”, “İyi bir hayat, iyi bir fiyat”, “Açık ara en iyi hayat, açık ara en iyi fiyat”.

Hayatlarında “mana ve huzur arayanlar” da ihmal edilmemiş tabii; “Sizin için huzur”, “Hayat yeni bir anlam kazanıyor”, “Kendinizi yepyeni tanıdık bir duyguda bulacaksınız”, “Değer verdiğiniz her şey bir arada”, “Özenle tasarlanmış yaşam alanlarıyla huzur dolu”.

Hayalleri gerçekleştiren projeler; “Hayaliniz hayatınız oluyor”, “Hayallerinizden hep bir adım öndeyiz”, “Tüm hayallerinizi içine sığdırabileceğiniz yaşam alanları”, “Denize nazır, hayalinizdeki ev hazır“

Ve tasarımına güvenenler; “Estetik ve teknolojinin kusursuz yorumu”, “Çığır açan mimari”, “Yenilikten güç alan tasarım”.

Bunların içinde “Güvenli, konforlu ve başarılı bir yaşam” sloganı var ki, hayran olmamak da elde değil. Yani evi aldığınızda nasıl oluyorsa hayattaki başarıyı da garantilemiş oluyorsunuz.

Evet, sanırım ülkemizin gayrimenkul piyasası için yeteri derecede işlevsel bir pazarlama rehberi ortaya çıktı. Nasıl bir isim bulacağız, nasıl bir slogan yaratacağız herkes anladı değil mi? İsim konusu hiç zor değil. İnşaatı yaptığınız semtin adını İngilizceye çevirmek, Latince sözlüğe bakmak, Türkçe bir ismin sonuna “ia” türü ekler koymak veya Türkçe bir kelimeyi İngilizce gibi yazmak mümkün. Hiç bir şey bulamazsanız başına bir “The” getirin yeter! Hatta birkaç şeyi bir arada yapın daha iyi. Örnek; Çağlayan’da bir projeniz mi var, “The Chalayan” mükemmel bir isim olabilir. Ya da mesela Bakırköy civarında şimdiye kadar hiç bir projenin “Coppertown” adını almamış olması gerçekten büyük bir eksiklik, buradan öneriyorum…

Slogan üzerinde ise biraz daha çalışmak gerekiyor. Eğer çok iddialı iseniz, projenizi anlatırken içinde “Merkez”, “Ayrıcalık”, “Hayal”, “Tarz”, “Yaşam” gibi kelimeleri mutlaka geçirmelisiniz. Tabii işin “yatırım” kısmını ihmal etmeden. Hemen bir alıştırma yapalım isterseniz:
“İstanbul’un merkezinde, hayallerinizin ötesinde ayrıcalıklarla dolu bir yaşam tarzı!” Ve hemen altına da “Hayat boyu kazandıracak bir yatırım” diye eklemeyi zinhar ihmal etmeyeceğiz…

Oldu değil mi?
Oldu oldu…

Eh arazi bol, müşteri de! Bize, bu yepyeni; had safhada ayrıcalıklar, prestij, hayal ve huzurla dolu bu yaşamda herkese hayırlı kazançlar ve mutluluklar dilemek düşer elbette.

 

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Written by Güventürk Görgülü

Güventürk Görgülü - İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi, Yazar ve Danışman

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir