Her şey internette, internet de her şeyde!

Yılın ilk ayında Trendwatching.com’un 2014’trendlerini paylaşmıştık. Bu yıl için sayılan altı trend içinde yer alan “Eşyaların interneti” bu ayın başında ayrı bir trend raporu olarak yayınlandı. “Eşyaların interneti” gerçekten de ayrı bir trend olarak ele alınmayı hak ediyor. Çünkü Trendwatching’in de raporunda belirttiği gibi, eşyaların interneti önümüzdeki yıllarda şu anda tahmin dahi etmekte zorlandığımız bir veri miktarı yaratarak ticareti ve pazarlamayı ciddi ölçüde dönüştürecek.

Diğer yandan Türkiye özelinde bakarsak eşyaların interneti, hayatımıza tam olarak girdiğinde internetin bugünkü gibi yavaşlatılamayacağını, orasının burasının engellenip kesilemeyeceğini söyleyebiliriz. Bugün elektrik veya telefonlar nasıl kesilip yavaşlatılamıyorsa marketinize bağlı buzdolabınızın veya tıp merkezine bağlı şeker sensörünüzün bağlantısının yavaşlatılması ya da kesilmesi söz konusu olamayacak.

Önceden paylaştığımız gibi Gartner‘ın 2013 Ekim’inde açıkladığı araştırmaya ve tahminlere göre, 2009’da internete bağlı 2,5 milyar cihaz bulunuyordu ve bunların neredeyse tamamı PC’ler ve akıllı telefonlardı. 2020’de ise internete bağlı cihaz sayısının 30 milyara yükselmesi ve bunların çoğunun bilgisayar, tablet ve telefon dışında kalan cihazlar olması bekleniyor.

Eşyaların interneti

Trendwatching, 2014 sonrasında, eşyaların internetinde yaşanacak patlamanın teknolojik altyapısının da artık hazır olduğuna dikkat çekiyor. Ucuz ve hızlı kablosuz bağlantı, bulut bilişimin ve bulut depolamanın giderek yaygınlaşması, coğrafi yer belirlemenin neredeyse santimetrelere varan hassasiyete ulaşması, eşyaların internetini patlatacak gelişmeler arasında. Bu sayede kullandığımız neredeyse her şey “akıllı” sıfatını kazanabilecek ve internete bağlanabilecek. Yani gün gelecek her şey internette, internet de her şeyde olacak!

Eşyaların interneti aslında çok fütüristik bir fikir gibi görünse de, işin temelinde yine insan ihtiyaçlarının daha az maliyet ve daha yüksek hassasiyetle karşılanması var. Peki, nedir o ihtiyaçlar?

Elbette öncelikle sağlık.“Sağlık gereçlerinin interneti” geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Örneğin vücudunuzdaki su seviyesini ölçen ve ne kadar su içmeniz gerektiğini bildiren akıllı kupalar, kas hareketlerinizi izleyen akıllı fitness giysileri veya sürekli olarak kan değerlerinizi kaydeden cihazlar.
İkinci önemli grup ise “Dikkatli şeylerin interneti” olarak adlandırılabilecek cihazlar. Bunlar arasında giyilebilen alarmlar veya çeşitli yollarla insanların verimliliğinin artmasını sağlayan cihazlar var.
Üçüncü grubu ise “Emniyet ve konfor ekipmanlarının interneti” oluşturuyor. Örneğin aynayla göremediğiniz kör noktaları size gösteren motosiklet kaskları veya evinizdeki internete bağlı akıllı termostatlar bu araçlar arasında. Yani Google’ın geçtiğimiz günlerde akıllı ev ekipmanları üreten Nest adlı firmayı 3,2 milyar dolara satın alması pek de boşuna değil.

Dördüncü sırada “Güvenlik gereçlerinin interneti” var. Cep telefonunuza mesaj gönderen bisiklet ve otomobil alarmları, cep telefonlarını anahtar ve alarm cihazına dönüştüren kilit sistemleri bunlar arasında.

Beşinci sırada ise “Ailenizin interneti” yer alıyor. Konuşan ve ebeveynlerin mesajlarını çocuklara aktaran oyuncaklar, evin ve çocuğun kontrol edilmesini sağlayan kameralı oyuncaklar ve daha neler neler…

“Eşyaların interneti”nin geleceğinde nelerin yattığını, hayatımızı nasıl değiştireceğini görmek aslında çok zor değil. Ancak değişimin bizim tahminimizin ötesinde gerçekleşeceğine de hiç kuşku yok. Trendwatching, burada bir kaç önemli noktanın altını çiziyor.

Birincisi, markalarla ilgili beklentinin yükselmesi. Yani kullandığınız markanın, eşyaların internetinde sizi nasıl düşündüğü ve sizin için neler yaptığına bakacaksınız.

İkinci olarak eşyaların interneti şimdikinin kat kat üzerinde verinin toplanmasına neden olacak. Zira uykunuz, yeme içme alışkanlığınız, evde neler yaptığınız, her şey akıllı cihazlar tarafından kaydedilecek. Bu veriyi işleyip kullanabilen markalar ise bundan kazançlı çıkacak.

Üçüncü olarak, bir ağa bağlı cihazlar zaman içinde upgrade edilebilecek. Böylece alışık olduğumuz klasik al-kullan-at tüketim döngüsü biraz değişime uğrayacak.

Eşyaların internetinin tüketiciler açısından en önemli sorunu ise, daha fazla kişisel verinin firmalara gitmesi ve özel hayatın gizliliğinin ihlali gibi konular olacak.

Facebook Yorumu

Written by Güventürk Görgülü

Güventürk Görgülü - İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi, Yazar ve Danışman

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir