İçerik pazarlamasında yapılabilecek hatalar ve çözümleri


Yazan: Chirag Kulkarni

Çeviren: Alican Eren

İçerik pazarlaması yapan herkes bilir ki bir ürünü muhteşem yapmak ve düzenli içerik çok zordur. Blog konuları, içerik yazımı, düzenleme ve yayınlama, içerik pazarlamacısının bir paylaşım yapmak için tüm bunlar hakkında düşünmesi gerekir.

Birçok işyeri için içerik pazarlaması geniş çaplı müşteri kazanımı için en önemli alandır. Ve insanlar içerik ürettirmek için kiraladıkları yazarlara milyonlar harcıyorlar. Benim işim için bile, değerli müşteriler bulabileceğim ve müşterileri içerik yazılarıma aşık edebileceğim bir alandır. Ama bu her zaman böyle olmaz, bugün içerik pazarlamacılarının yaptığı 10 önemli hatayı ve bu hataların çözümünü yazacağım. Komik olan şu ki, ben de bu hataların pek çoğunu yaptım ancak hatalarımdan çözüm yolları öğrenmeyi de başardım.

Niteliğe odaklanıp niceliği arka plana atmanız

İşiniz bir düzeltme değil

Anladım ki iyi bir yazar ve editör olmak oldukça zor bir şey. Bu yolculuğa başladığım ilk zamanlarda arkadaşlarımdan ürettiğim içerikleri kontrol etmelerini ister, onları sonra paylaşırdım. İçeriğinizde bir hata olmaması için iki kesin yol vardır.

a) Ücretsiz bir Google Crom aracı olan Grammarly programını kullanın. İçeriğinizdeki yazım hatalarını hemen bulacaktır. Eğer benim gibi sürekli içerik paylaşıyorsanız içeriği çok daha geniz olan Premium hesap alabilirsiniz.

b) Bir editör kadrosu kiralayın. Açıkçası bu daha pahalı bir seçenek ama kişisel olarak içeriğinizde hata olmadığına daha çok emin olursunuz. Örneğin ben editöryal takımımı, yazmış olduğum tüm içerikleri kontrol etmeleri için kullanıyorum.

Ana konularınız hakkında araştırma yapmamanız

Hiç, bir konuyla karşılaşıp “ Bunu yazmak istiyorum!” dediniz mi? Eğer dediyseniz belaya çatmışsınız demektir. Bu belayla mücadele etmeniz için onlineda bazı araçlar işinizi kolaylaştırmak üzere sizleri bekliyor olacak. Örneğin, BuzzSumo sizin için en iyi URL yada anahtar kelimeleri analiz ederek size sunabiliyor.

İçeriğinizin sığ olması

İçerik pazarlaması biraz seksi bir terim. Ki pazarlamacıların yüzde 78’inden fazlası geleceğin içerikte olduğunu düşünmekte haksız sayılmaz. Ancak burada, şişirilmiş içerik ile derin içerik arasında büyük bir fark vardır. Ben “ Mantra” ya bağlı kalma konusunda eğilimliyim. İçerik pazarlaması birlerini bir şeyler hakkında bilgilendirmeye yönelik bazı olanaklara sahip

olmalıdır. Ve siz bunu ücret siz olarak yapabiliyorsunuz. Bunun insanların fikirlerini çalmak olduğunu söyleyebilirisiniz. Ancak gerçek şu ki, pek çok insan süreçte yaşanacak sorunlarla yeteri kadar ilgilenmiyor.

Derinlikli bir içerik yaratabilmenin yada hiç unutulmayacak bir içerik yaratabilmenin yolu bildiğiniz tüm ana konuları paylaşmaktır. Örneğin, ben bu makale yazdıktan sonra bir yıl için Twitter takipçilerimin sayısı 50 bini buldu. Bu güne kadar, bu okuduğunuz makale en çok okunan makalemdi çünkü okuyucuları çok iyi bilgilendiriyor. Bir ayda 6-8 müşteriden kendi sosyal medya profillerini geliştirmek için yardım talep ettiler. Bu gelişimi kendi başlarına nasıl yapabilirler diye düşündüm.

Okuyucu sayısını geliştirememe

Bir bloğa başladığınızda paylaşımlarınızın hiç okunmadığını fark ettiniz mi? Ne yazık ki bu benim için geçerliydi. Yazınızın %80’i tanıtımken sadece %20 yazı olmalıdır. Eğer özlü bir blog içeriği yazmak için 2 saat harcarsanız, yazının tanıtımı için 8 saat harcamanız gerekir. Sayfanıza bağlanan insanlar içeriğinizi kullanabilecek diğer insanlara ulaşabilir.

Bu konuda ben, etkileşim içinde olduğum müşterilerimin e-mail adreslerini bulan contentmarketer.io adlı sayfayı kullanmaktan keyif alıyorum. Kullanıcı e-maillerini elle ve zaman alan bir şey olmaktan çıkartıyor.

İkinci olarak, okuyucu kitleniz arttıkça bir listenizin olması çok önemlidir. HubSpot’a göre e-mail veritabanınız her yıl ortalama %22,5 oranında düşüş yaşar. İşte okuyucu kilenizi geliştirmek için bu tarz teknikler bu yüzden önemlidir.

Tutarlı yazmamak

Bir makale yazmaya başladığınız an, sizin ve okuyucularınız arasında bir ilişkinin başladığı andır. Bir programınızın olması sadece onu takip edeceğiniz anlamına gelmez.

Taslağı Çizmemek

Elbette sizi lisenizdeki İngilizce dersine geri götürmek için burada değilim. Ancak, çalışmalar göstermektedir ki taslağı çizilmiş içerikler gelişi güzel yazılmış içeriklere göre çok daha başarılıdır. Hafta 10’a yakın içerik yayınlarım ve planlama işlemim oldukça basittir. İlk olarak, bir giriş yazarım ve ardından makalemde yer alacak konuları listelerim. Sonra, sonuç bölümünü yazarım. Ardından kapsamlı bir araştırma yapmadan makalenin elementlerini eklerim.

İçeriğin nasıl çalıştığını bilmemek

En büyük hatalardan biri içeriğiniz için bir A/B testi yaptırmamaktır.. Bunun anlamı ne olacaktır? Bu sizin içeriklerinizin diğerlerine göre ne durumda olduğunu gösterecek hayatı bir şeydir.

Örneğin, 300 kelimeden oluşan küçük bir içerik yazın ve sonra onu derinlemesine uzatın. Oylama, paylaşım, kullanıcılar, sosyal medyada paylaşım ve yorumların ölçümlerini bu sayede izleyebilirsiniz.

Kaynak: https://www.entrepreneur.com/article/280663

RSS
Follow by Email
YouTube
YouTube
Pinterest
LinkedIn
LinkedIn
Share
Instagram