Sina Afra’nın girişimciliğe atılmak isteyenlere tavsiyeleri


Yazan: Alkan Öztürk

Sina Afra, Türkiye’de Girişimcilik konusunda en çok tanılan kişilerden biri. Onun izlediği yolu takip etmek isteyen birçok genç insan var. Girişimciliğe adım atmak isteyen gençler için verdiği tavsiyeler, seni bu yolun başındayken hata yapmaktan kurtarabilir.

Bu yazıda, Sina Afra’nın röportajından çıkardığım dersleri seninle paylaşacağım. Yazıyı okuduktan sonra, röportajın geçtiği videoyu da izleyebilirsin.

Başlamadan önce nelere dikkat etmelisin? 

 unspecified-2

Türkiye’deki insanların birçoğu, girişimciliğe yatkın. Yani insanların bu alanda büyük değişimler yaratabileceğine inanıyor Sina Afra, fakat bazı engeller bu yolda ilerlemeyi mümkün kılmıyor. Birçok genç insan bu yüzden başlamadan bitiriyor.

Bu engellerden bazılarını saymak gerekirse;

  • Aile, arkadaş,yani kısaca kişinin çevresi, girişimciliği desteklemiyor. Aile büyüklerinin girişimcilikten gelmemişse, mutlaka sen de bu tip cümleler duymuşsundur. “Eline ekmeğini almak” deyiminin birçok ailede karşılığı, okuyup meslek sahibi olmaktır. Sonra da belirli bir maaşla, sabah 9 akşam 5 çalışmak. Girişimcilik deyince, yüzüne garip bir şekilde bakan aile ve arkadaşla karşılaşırsın.
  • Bunun dışında Sina Afra, inanmaktan bahsediyor. Kararını vereceksin ve inanacaksın. Yola böyle başlamak gerek. Sadece para olarak düşündüğünde, bir girişimin ömrü kısa sürebilir. Zaten onlarca girişimin arasından sadece küçük bir yüzdesi ayakta kalabiliyor. Yapacağın girişimin, birçok insanın hayatını değiştireceğine inanman gerek. İnanç olmadan, istediğin yerlere gelmen çok zor.

Ayrıca, böyle bir yola genç yaşta atılmanın daha faydalı olduğunu söylüyor. Genç yaşta, pek fazla sorumluluk (aile, çocuklar vs.) olmadığı için yapacağın işe kendini daha çok verebilirsin. Yaşın ilerlediğinde, sorumluluk artacak ve sıfırdan bir girişime başlamak daha zor olacak. Elinde kalan zaman daha kısıtlı olacak.

 Okulu neye göre seçmelisin? Eğitimini nasıl almalısın? 

 unspecified-3

Başarılı bir girişimci olmak için hangi eğitimleri almak gerektiği konusunda öğrencilerin çoğunun aklı karışık. “Bunun izlenmesi gereken belirli bir yolu var mıdır? Üniversite’de hangi bölüme girmek gerekir?” gibi sorular…

Girişimcilik için herhangi bir akademik eğitim almak gerekmediğini söyleyebiliriz. Girişimcilik, aldığın eğitimden çok, bir düşünceni gerçek hayata geçirme hırsı. O hırs olduğunda, başarmak için kendine bir yol mutlaka bulursun.

Üniversitede herhangi bir bölüme girmek zorunda olmadığından bahsediyor, Sina Afra. Kendini geliştirmek ise apayrı bir konu. Büyümek için, kendini devamlı geliştiren bir insan olman gerekiyor.

Burada şöyle bir karşılaştırma yapmak mümkün:

“Bugün, dünkü halinden bir adım daha gelişmiş bir insansan, doğru yoldasın.”

Evet… Buradan çıkaracağımız başka bir ders de; “Kendini sadece kendinle kıyaslamalısın”. Başkalarının tecrübelerinden faydalanacaksın fakat karşılaştırma yaparken sadece kendini esas alman gerekir.

Eğer herhangi bir bölüm okunacaksa, Bilgisayar Mühendisliği’nin avantaj sağlayacağını belirtiyor. Bu meslek fayda sağlayabilir, fakat bölümde öğretilenleri öğrenmek için Üniversiteye gitmeye gerek olmadığını söylüyor.

Fransa’da alternatif bir üniversite, Bilgisayar Mühendisliğini 2 senede okutuyor mesela. Belki de Türkiye’de böyle bir girişim yapmak gerekiyor…

Başarılı olmak için ne yapman gerekiyor?

unspecified-4

Sina Afra’nın bu bölümde verdiği önerilerden bazıları, girişimcilik alanında sağlam adımlarla büyümene ve ilerlemene yardımcı olacak.

Büyümek derken, bunun acaba bir sınırı var mı? Bu işe atılan bir kişi, ne kadar büyüyebilir?

Sina Afra, bunun bir sınırı olmadığını söylüyor.

 Yani hayallerinin üzerinde bir noktaya da ulaşabilirsin. Tabii sadece doğru faktörlerle ilerlediğinde…

 Seni başarı yolunda doğru yönlendirecek faktörlerden bir tanesi, çevren. Çeşitli networklere girip, hedeflerin doğrultusunda sana destek olacak insanlar, başarını müthiş bir şekilde etkileyebilir.

Kişisel gelişimde popüler olan Jim Rohn’un sözünü paylaşmadan edemeyeceğim:

“Sen, çevrendeki 5 kişinin ortalama halisindir.” 

Beni kişisel olarak etkilemiş önemli cümlelerden biri. Sina Afra da bu konuşmasında, çevrenin önemini belirtmeden geçmemiş, sağ olsun.

Network dışında önemli olan bir diğer faktör, rol modelleri. Hedeflerini şu anda yaşayan bir insan var mı? Varsa, onun izlediği yol ne şekildeydi? Oraya ulaşmak için neler yaptı?

Rol model faktörü, kişiyi bulunduğu yerden istediği yere getirmekte hızlandıran bir faktör. Rol modelinle birebir iletişimin varsa, bu tabii ki daha etkili. Rol modelini, mentorun haline getirebilirsen eğer, bu çok iyi bir avantaj sağlar. Bunu da networkünle yapabilirsin.

Networkü geliştirmek için ne yapmalı? Sina Afra’nın tavsiyesi, bazı vakıflara kaydolup oradaki insanlarla bağlantı kurmak. Mesela, Girişimcilik Vakfı. Girişimcilik Vakfına kaydolarak ilk adımı atabilirsin. Ya benim zaman zaman yaptığım da, Meetup.com’dan girişimcilerin buluşmalarını seçip, onlara katılmak.

Sina Afra’nın son tavsiyesi de, özgün fikirlerle alakalı. Türkiye’de genelde girişimler, yurtdışındaki girişimleri kopyalıyorlar. Bu durum Türkiye’de yavaş yavaş değişiyor. Scorp, Getir.com gibi girişimler özgün fikirler ve Türkiye’den dünyaya açılmış.

Sonuç olarak, gençlerin özgün fikirlere odaklanmasını öneriyor Sina Afra.

Röportajın tamamını aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz:

RSS
Follow by Email
YouTube
YouTube
Pinterest
LinkedIn
LinkedIn
Share
Instagram