Yunan halkı Avrupa’nın parasını gerçekten yedi mi?

Yunanistan’da olan bitenleri izliyor musunuz? Avrupa Birliği ve Almanya’yla olan pazarlıkları, görüşmeleri… İzlemenizi öneririm, gerçekten ilginç. Özellikle Almanya’nın tavrı Nuh deyip peygamber demeyen alacaklı tadında, günlerini gelen önerileri reddederek geçiriyor.

Aslında Yunanistan’ın borç kiriz yeni değil. Yeni olan Syriza‘nın iktidara gelmesiyle borç, alacaklı paradigmasındaki değişim. Hatırlayacaksınız 2008 buhranından sonra, Avrupa’da borç krizinin ortaya çıkmasıyla Yunanistan, İrlanda, İspanya, Portekiz gibi ülkeler sürdürülemez borç yükleriyle gündeme gelmiş ve Avrupa Birliği’nin büyük patronu Almanya gözetiminde hazırlanan kemer sıkma paketleri eşliğinde borç ödeme görüşmelerine başlanmıştı. Benjamin Franklin”in dediği gibi “Alacaklıların hafızası borçlulardan daha güçlüdür.” Yalnız hafızası mı? Hafızayı aradan çıkartalım, cümlenin doğrusunu bulalım; alacaklılar borçlulardan daha güçlüdür. Neden? Her şeyden önce borç verebilecek paraları, birikimleri olduğu için. Daha da önemlisi borç verebilecek kadar yasal düzenlemelere, ilişkilere ve daha başka ne gerekiyorsa ona sahip oldukları için…

Devamını oku…

Müşteri yanlış anlamaz, siz yanlış anlatmışsınızdır!

Dünya Gazetesi‘nin 23 Ağustos Cuma günü, arka sayfasında yayınlanan Melih Kocagil imzalı bir haber belki dikkatinizi çekmiştir. “Adalar salaş olduğu için ucuz…” başlıklı haber, daha çok sosyal medya tartışmalarına bir cevap niteliğindeydi. Haberde, Yunan adalarının Türkiye’nin Ege sahillerinden çok daha ucuz olduğu eleştirilerinin sosyal medyada yoğunlaştığı belirtilerek bu konuda örnekler veriliyordu. Örneğin bir Yunan adasında dört kişi, ıstakoz ve bir şişe şarapla birlikte yedikleri yemek için 100 Avro öderken bizim Ege sahillerindeki bir restoranda bir şişe yerli şarabın 450 liraya içildiği söyleniyor.

Devamını oku…

RSS
Follow by Email
YouTube
YouTube
Pinterest
LinkedIn
LinkedIn
Share
Instagram