İçerikle Pazarlama Konferansı başladı!

Bu yıl beşincisini düzenlediğimiz ama ilk kez dijital ortamda gerçekleştirdiğimiz İçerikle Pazarlama Konferansı 2020 oturumlarını 8-9-10 Mayıs tarihlerinde bu sayfadan veya doğrudan Youtube kanalımızdan izleyebilirsiniz. Konferans programını aşağıda bulabilirsiniz.

Dönüşen Dünyada İçerikle Pazarlama
#VirüstenSonraViralOlmak 

İçerikle Pazarlama Konferansı 2020 Programı

8 Mayıs
16:00 Gülşah Görücü / Dijital Dünyada Müzik Deneyimi
21:00 Ercüment Büyükşener / Koronavirüs Döneminde Dijital İletişim

9 Mayıs
14:00 Eray Erdoğan / Girişimlerde Sürdürülebilirlik
18:00 Selin Akbay / Marka Ne Bekler, Ajans Ne Söyler?

10 Mayıs
14:00 Seden Mestan / Çevrimiçi Yayıncılık ve Koronavirüs
18:00 Can Zeydan / Dar Alanda Kısa Paslaşma: Dijital Karşılaşmalar

İçerikle Pazarlama Konferansı 2019 videoları

Duygularımızla oynayan ‘Black Friday’

Amerika Birleşik Devletleri’nde Şükran Günü’nden bir sonraki cuma günü düzenlenen “Black Friday”(Kara Cuma), büyük indirimlerle adeta çılgınlık boyutlarına varmış bir alışveriş günü. ABD’de 1932’den beri yapılan Black Friday kampanyaları son 7-8 yıldır Türkiye’ye de yansıdı. Ancak “Kara Cuma” olarak Türkçeleştirilen günün, adından başlayarak indirim oranlarına kadar üzerinde bir çok tartışma gerçekleşiyor.

Cumanın müslümanlar için kutsal sayılan bir gün olması ve bu günü “Kara Cuma” olarak adlandırılması muhafazakar kesimin en büyük eleştirisi. Bu nedenle mağazalar Black Friday kampanyalarını “Efsane Cuma”, “Süper Cuma” gibi başlıklarla yürütüyor.

Bu güne yönelik bir başka eleştiri ise aslında ürünlerde söylendiği kadar indirim yapılmadığı, önceden artırılan fiyatlarla tüketicinin kaldırıldığı iddiaları. Tabii bir de gereksiz tüketimi özendirdiği, insanların tasarruf etmesini engellediği, borçlarını artırdığı gibi eleştiriler mevcut.

1961’de ABD’de yaşanan büyük yoğunluk nedeniyle trafik kazaları ve ölümlere yol açan ve o tarihten beri “Black Friday” olarak adlandırılan bu küresel tüketim gününü İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Dr. Ayşe Bengi Özçelik‘le konuştuk.

Kaynak: HaberVs

M. Serdar Kılıç: Gelecek nesnelerin değil, duyguların olacak

Medya ve içerik üretimi konusunda kendi markası Video Fabric’i yöneten M. Serdar Kılıç 14 Mayıs 2018’de Santralistanbul’da gerçekleştirilen İçerikle Pazarlama Konferansı’nda “d-evrim: Gelecek nesnelerin değil duyguların internetinde” konulu bir konuşma yaptı.

Temelde dün ve bugün arasında çok fark olmadığını dile getiren Kılıç, son yıllarda geleneksel kanalların işe yaramamaya başladığını, insanların izlemek istedikleri içerikleri korsan sitelerden ya da parayla satın alabildikleri sitelerden izlediklerini ve televizyona olan ilginin düştüğünü dile getirdi. Beklenen yaşam sürelerini, eğitime yapılan kamu harcamalarını, kasıtlı cinayetleri, arazi kullanımlarını, göç grafiklerini, mülteci nüfus sayılarını vb. tablolar halinde gösteren Kılıç, değişen verileri anlayarak, analiz ederek her şeyi yeniden kurmamız ve insanların duygularını yönetmeyi öğrenmemiz gerektiğini anlattı.

Kılıç, içerik pazarlamasında ürünün ne olduğunu bilmenin, hedef kitlesini tanımanın ve hedef kitleye ürünün nasıl ulaştırılacağını doğru planlamanın öneminden söz etti. “Duygulara ve duyulara hitap edemezseniz içerik üretmeyin” diyen Kılıç, içerik üretirken hedef kitleyi belirlemenin en önemli şey olduğunu söyledi. Kılıç: ”Duygulara ve duyulara siz hakim olmazsanız o size hakim olacak. Kendinizi geliştirin. Bu süreç içinde içeriğinizi duygulara yaslarsanız o zaman gerçekten farklı bir şeyler üretebilirsiniz. İçerik üretirken nitelik ve niceliği orantılı tutmak gerekiyor. Önemli olan doğru etkileşimi sağlayabilmek. Nitelik ve niceliği karıştırırsanız fabrika gibi içerik üretmeye başlarsınız” sözleriyle konuşmasına son verdi.

Merve Akcasu – İçerik pazarlama nedir ve etkili içerik nasıl yazılır

İçerik Pazarlama Yöneticisi Merve Akcasu 14 Mayis 2018’de İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen İçerikle Pazarlama Konferansı’nda konuştu.

Akcasu iyi performans gösteren çevrimiçi içerik üretmenin sırları ve içerik pazarlamada doğru bilinen yanlışlar üzerine gerçekleştirdiği konuşmasında Türkiye’de içerik pazarlama tanımının yanlış algılandığını ifade etti. İçerik pazarlamanın en çok sosyal medya yönetimiyle karıştırıldığını belirten Akcasu, sosyal medya yönetiminin çok önemli olduğunu ancak tek başına sosyal medyada post paylaşmanın içerik pazarlaması yapmak anlamına gelmediğini söyledi.

İçerik pazarlamasının geçmişinin The Michelin Guide ve John Deere’ın The Furrow Magazine gibi oldukça eski yayınlara dayandığını hatırlatan Merve Akcasu içerik pazarlamada en önemli unsurun hedef kitlenin ihtiyaçları olduğunu vurguladı: “Müşteriyi bulun ve dinleyin, konunuzu seçin ve karar verin, içerik üretin, içeriğin tanıtımını yapıp sosyal medya kullanın daha sonra ölçün, değerlendirin ve tekrar amaç belirleyin.”

Merve Akcasu’nun İçerikle Pazarlama Konferansı’18’de yaptığı konuşmanın tamamını videodan izleyebilirsiniz.

Sosyal medya ve içerik pazarlaması pazarlamayı demokratikleştirdi mi?

Native Reklam ve İçerik Öneri Platformu Engageya Türkiye Ülke Müdürü İlter Avcı 14 Mayis 2018’de İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen İçerikle Pazarlama Konferansı’nda konuştu. Avcı, mobilin hayatın içine girmesinin insanların gündelik yaşamını değiştirdiğini belirterek, “İnsanların dikkat süresi giderek azalıyor, bunun en büyük sebebi tercih listesinin çoğalması. Karar verme süreçleri değişti; dijital medya sayesinde ‘hemen, şimdi, burada’ kavramları hayatımıza girdi. Bu da pazarlamanın içerik ağırlıklı olmasına neden oldu. Erişilebilirlik, hız ve maddi açılardan hem pazarlama sektörü hem de müşteriler için demokratik bir ortamın oluştuğunu söylemek mümkün” dedi.

Günümüzde artık herkesin birer pazarlamacı olduğunu ifade eden Avcı, pazarlamanın sadece pazarlama departmanlarından çıktığını artık herkesin pazarlamanın içinde olduğunu anlattı. Dijitalin markalar için sağladığı en önemli şeyin sınırları kaldırmak olduğunu ifade eden Avcı, artık sadece tek bir kesimin değil herkesin her şeye ulaşabildiğini, her şeyin çift yönlü ve karşılıklı olduğunu söyledi. Avcı, pazarlamanın önündeki en büyük engellerden biri olan hedef kitleyi tanıma konusunun, dijital ile birlikte daha esnek bir hale geldiğini belirterek bunun da günümüzde pazarlamayı demokratikleştirdiğini söyledi.

Avcı’nın konuşmasının tamamını yükarıdaki videodan izleyebilirsiniz.

Sosyal medya fenomenleriyle pazarlama

CreatorDen adlı influencer ağının çalışmasına göre geçen yıl influencer pazarlama kampanyalarının yüzde 48’i Instagram’dan, yüzde 21’i Facebook’tan, yüzde 16’sı YouTube’dan ve yüzde 15’i de Twitter’dan gerçekleşmiş.

İçinde bulunduğumuz dijital çağın tüketicileri, bir ürün ya da hizmeti satın almadan önce bloglar da dahil olmak üzere bir dizi sosyal medya kanalından diğer kullanıcıların deneyim ve düşüncelerine göz atıyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde yayınını sürdüren HaberVesaire, fenomenlerle yapılan pazarlamanın ne anlama geldiğini, fenomenlerin bu işe nasıl girdiğini ve bu pazarlama yönteminin ne kadar etkili olduğunu araştırdı ve bir dosya konusu olarak yayınladı. Pazarlama 3.0’da gerçekleştirdiğimiz “Sosyal medya fenomenleri takipçilerinin satın alma kararını etkiliyor mu?” araştırmasının verilerinin de kullanıldığı videoyu sizlerle paylaşıyoruz.

Sosyal medya fenomenleri takipçilerinin satın alma kararını etkiliyor mu?

İstanbul Bilgi Üniversitesi, bu yıl üçüncüsü düzenlenen İçerikle Pazarlama Konferansı’na ev sahipliği yaptı. 14 Mayıs 2018’de Santralİstanbul Kampüsu’nde gerçekleştirilen konferansta, İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde yürütülen, “Sosyal Medya Fenomenleri Takipçilerinin Satın Alma Tercihlerini Etkiliyor Mu?” başlıklı araştırmanın sonuçları açıklandı. Araştırmaya katılanların yüzde 80.6’sı, son bir yıl içinde fenomenler aracılığıyla tanıtılan herhangi bir ürün veya hizmeti satın almadığını belirtiyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Güventürk Görgülü ve Pazarlama 3.0 editörü Turan Farajova‘nın yürüttükleri araştırmanın sonuçlarına göre Fenomen takipçilerinin, satın alma güçleri ve tavsiyeleri tüketime dönüştürebilme kapasitelerinin, ürün ve fenomen bazında ölçülmesi gerekiyor. Bunun yanında işbirliği yapılan her fenomenle, hangi ürünün, hangi tür paylaşımla daha etkili olabileceğinin de ölçülebilir olması gerekiyor. Ankete katılanların yüzde 70’ten fazlası marka tercihlerinde fenomenlerin rolü olmadığını düşünüyor.

Her 100 kullanıcıdan 80’i de son bir yıl içinde fenomenler aracılığıyla tanıtılan herhangi bir markayı satın almadığını ifade ediyor. Aynı konuda kadın erkek ayrımına bakıldığında, kadınların marka tercihi ve satın alma konusunda, izledikleri fenomenlerden daha yüksek oranda etkilendikleri görülüyor. Kadınların yüzde 42’si marka tercihinde izlediği fenomenlerden etkilendiğini söylerken, erkeklerde bu oran yüzde 20’nin altına düşüyor. Kadınların yüzde 30’u son bir yıl içinde fenomenler aracılığıyla tanıtılan bir ürün veya hizmeti satın alırken, erkeklerde bu oran yüzde 10’lara kadar geriliyor.

Turan Farajova’nın araştırma sonuçlarıyla ilgiliolarak konferansta gerçekleştirdiği sunumun tamamını yukarıdaki videodan izleyebilirsiniz.

Önceki konferanslarla ilgili haberlerimiz

Sosyal Medya ve Markalar araştırması yayında

İçerikle Pazarlama Konferansı 2017’den notlar

Blockchain parayı ve iş dünyasını nasıl değiştirecek

Don Tapscott

Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde en büyük etkiyi yapması muhtemel olan teknoloji kapıya dayandı. Bu, sosyal medya değil. Büyük veriler değil. Robot bilimi değil. Yapay zekâ bile değil. Öğrenince şaşıracaksınız. Bu sanal para gibi dijital para birimlerinin altında yatan teknoloji. Buna “blockchain” yani blok zinciri deniyor. Blockchaüin Devrimi adlık kitabın yazarı, ünlü pazarlama uzmanı Don Tapscott blok zincirini ve bu teknolojinin hayatımızda neleri değiştirebileceğini anlatıyor.

 

 

Doğu Ekspresi’nde cinayeti çözmeye var mısın?

Doğu Ekspresinde Cinayet (Murder on the Orient Express), 1930’lu yıllarda İstanbul, Paris arasında sefer yapan ünlü Şark Ekspresi’nde işlenen cinayeti anlatıyor. Amerikalı bir milyonerin trende ölü bulunmasıyla birlikte Belçikalı dedektif Hercule Poirot işe koyulur. Trenin kara saplanıp takılması, Poirot’ya cinayeti çözmesi için zaman kazandırıyor ve hikaye başlıyor.

Doğu Ekspresinde Cinayet filminin bu yılki yeni yapımı, hayranlarının dedektiflik becerilerini ölçmek için Finlandiya’da 13 saatlik bir tren yolculuğuna çağırıyor. Finlandiya Demiryolları, 6 kişiye Helsinki’den Rovaniemi’ye giden 12 vagonlu bir trenle uzun menzilli bir kaçış odası oyunu deneyimi yaşatacak. Şanslı 6 katılımcı iki takıma ayrılacak ve liderleri filmin oyuncularından olacak. 13 Aralık’ta başlayacak yolculuk, Lonely Planet’e göre “tarihin en uzun kaçış oyunu” olacak.

Kaçış odası trendi nasıl türedi?

AVM’lerde, bir takım iş hanlarında, sağda solda görmeye alıştığımız odadan kaçış oyunlarının temeli, online oyunlara dayanıyor. Online odadan kaçış oyunları, oyuncunun gözünden çevresindekilerle etkileşme geçerek oynadığı “işaret et ve tıkla” (point and click) türünün bir alt bir kategorisi. Bu trend 2008 yılında Japonya’da sanal ortamdan gerçek dünyaya taşındı. Dekore edilmiş bir odadan, ipuçlarını takip ederek ve şifreleri çözerek kaçabileceğiniz bir deneyim oyunu konseptine dönüştü. İşaret et ve tıkla oyunlarının bir çok ülkede ilgi görmesi, bunu gerçek hayata adapte etmek için ilham kaynağı oldu. Deneyim pazarlaması bir çok marka için bir hedef haline geldi. Kaçış treni projesi, bir içeriği deneyim sunanan bir oyunla birleştirerek bir kaç trendi bir arada uygulamış oldu.

YouTube player

Kaçış oyunun mimarı InsideOut Escape Games

Doğu Ekspresinde Cinayet için düzenenlenen kaçış oyunu, Finlandiya’da sektör öncüsü InsideOut Escape Games  InsideOut Escape Games  tarfından tasarlandı. Bu deneyim, sosyal medya kanalları üzerinden canlı olarak yayımlanacak ve ekran başındakiler de oyun esnasında bu deneyime yön verebilecekler. Interaktiviteyi arttıracak bu eklenti ile 12 vagonluk kaçış oyununa orada bulunacak 6 kişiden fazlası olaya müdahale edebilecek.

“Bu tamamen yeni bir oyun türü oluşturmak için nadir bulunan bir fırsat. Trende 6 kişinin bir arada olaması kaçış oyunu dinamiğine yeni katmanlar kazandırıyor. Bildiğim kadarıyla şimdiye kadarki en uzun sürecek kaçış oyununu, yeni hit filmin ruhuyla tasarladık. Bu hem bizim hem de oyuncular için gerçekleşen bir rüya!” InsideOut Escape Games’den Ágnes Kaszas.

“Filmin Finlandiya’daki distribütörü Nordisk Film’le olan ortaklığımızı filme hayat vererek yeni bir boyuta taşıdık. Kaçış odası oyuncuları ve filmin meraklıları için harika bir fırsat!” Finlandiya Demiryolları Pazarlama Müdürü, Outi Lahtinen.

Bu kampanya demiryolu şirketinin bu yılki tek içerik pazarlaması değildi. Şirket Mayıs ayında, ünlü Men of Rock heykellerini Helsinki merkez istasyonunda Kiss maskeleri ile değiştirerek oldukça beğeni topladı. Tüketiciler deneyimlerini yarıştırır hale geldi. Bir deneyimi yaşamak yeterince iyi değilmiş gibi bir de başkasının yaşadığından “daha iyi bir deneyim” yaşamak adına “ek ücret” gibi fazladan uğraşlara bile girilebiliyor. Bu durumdan faydalanmak da pazarlamacılara kalıyor. İçeriği zengin, paylaşılabilir ve katılınabilir bir forma sokunca da tüketicinin ilgisini çekmekten öteye gitmek mümkün. Filmin tamamının trende geçmesini fırsat bilen Finlandiya Demiryolları, deneyim pazarlamasının bütün öğelerini ve hatta fazlasını kullanarak içerik pazarlamasına yeni bir boyut kazandıracakmış gibi duruyor.

Kaynaklar

https://www.traveldailynews.com

https://thetrainescape.com/

https://lbbonline.com

RSS
Follow by Email
YouTube
YouTube
Pinterest
LinkedIn
LinkedIn
Share
Instagram