Web 3 nedir & Pazarlamanın geleceği için ne anlama geliyor?



Yazar: Martina Bretous
Çeviren: Sena Can

Biz dijital çağda ilerlemeye devam ederken, yeni bir internet çağı ortaya çıkıyor: web3.

Web3’ün ne olduğu (ve olabileceği) ile ilgili fikirler havada uçuşuyor ancak şu anda pazarlamacılar için ne anlam ifade ettiğini cevaplamaya çalışacağız.

Hemen İndirin: 2022’de Sosyal Medya Trendleri (Ücretsiz Rapor)

Web3’ün ne olduğunu ne zaman piyasaya çıkacağını, kısa ve uzun vadede pazarlamacıları nasıl etkileyeceğini inceleyelim. 

Web3 nedir?

Web üç veya üçüncü nesil internet; gücü Google, Amazon ve Netflix gibi büyük teknoloji şirketleri yerine kullanıcıların eline veren, merkezi olmayan bir web vizyonudur.  İnterneti kullanıcılar için daha erişilebilir, özel ve güvenli hale getirmek amacıyla mevcut altyapıyı kullanan blok zincirler üzerine inşa edilmiştir.

Ne olduğunu anlamak için, hafızamızda bir yolculuğa çıkalım.

90’ların sonunda, dünya internetin ilk versiyonuyla tanıştı. Sadece temel yazı tipleri, gri düğmeler ve mavi köprüler ile bugün olduğu kadar karmaşık değildi.

Daha sonra, 2005 civarında internet tüketicilerin daha önce hiç olmadığı kadar bloglarda ve daha sonra sosyal medyada içerik tüketebilecekleri bir aşama olan Web 2’ye evrildi.

Bununla birlikte, internet evrimleştikçe, işletmelerin tüketicilere çevrimiçi olarak pazarlamak için kullandıkları yöntemler de değişti. Bu, markaların elindeki verilerine güvenmek için mücadele eden tüketiciler arasında artan gizlilik endişelerine yol açtı. Bu, tüketicilerin bütün bilgileri markaların elinde olduğu için bir güvenlik endişesine yol açtı.

FTC,  veri gizliliğini çevreleyen bazı korkuluklar oluşturmuş olsa da, tüketicileri temkinli olmaları için çok sebep var.

Sadece Amazon’un gelişimine bakın. Bir zamanlar çevrimiçi bir kitap satan site, şimdi  e-ticaret, dijital akış, bulut bilişim ve yapay zeka dalları olan bir teknoloji holdingine dönüştü. 

Hasan Minaj, Netflix’teki “Vatanseverlik Yasası” adlı programında, Amazon’un 21. yüzyılın en önemli metası üzerinde  kontrol sahibi olduğunu savundu: veriler.

“Bu veriler paramızı nasıl harcadığımız ve internetin hangi kısımlarını kullandığımızla ilgili.” diyor. Birçok insan için bu korkutucu bir farkındalık. İşte Web3’ün devreye girdiği yer tamda burası. 

Amaç, internetin bu yeni dönüşümünün tüketicileri büyük teknoloji şirketlerine güvenerek verilerini paylaşmak yerine, teknoloji platformlarına sahip olmalarını ve yönetmelerini sağlamaktır.Peki bu nasıl işleyecek? Kripto para birimleri ve “blockchain”ler sayesinde.

Temel olarak açıklamak gerekirse; bir kripto paraya (birimine) sahip olduğunuzda, ağın “blockchain” olarak bilinen bir parçasına sahip olursunuz. Ne kadar çok kripto paranız varsa, ağ ve gittiği yön üzerinde o kadar fazla kontrolünüz olur. Günlük bazda, en büyük rol kripto paraların. 

Bu yaklaşımı eleştirenler, gücün hala en çok paraya sahip azınlığın elinde olacağı için, bunun yalnızca merkeziyetçiliğin olmamasına  yönelik örtülü bir girişim olacağını söylüyorlar.

Web3 ne zaman başlayacak?

Kısaca: Bilmiyoruz. Yıllardır web3’ü çevreleyen görüşmeler var, ancak hala emekleme aşamasında.

Bunu gerçeğe dönüştürmek için gereken altyapının çoğu hala inşa ediliyor ve ne zaman tamamlanacağına dair belirlenmiş bir zaman çizelgesi yok.

Peki neden aniden konusu açıldı? Bildiğiniz gibi kripto para birimi şu anda patlama yaşıyor. The New York Times tarafından yayınlanan bir makaleye göre , risk sermayedarları 2021’de kripto ile ilgili projelere 27 milyar doların üzerinde yatırım yaptı.

Yani, kripto paraların etrafına inşa edilmiş bir internet fikri, herkesin konuşmasını sağlıyor.

Pazarlamacıları nasıl etkileyebilir?

1. Kullanıcı verilerine sınırlı erişim

Kısa vadede, Web3 kullanıcılar için daha fazla veri gizliliği anlamına gelebilir.

Şu anda şirketler, kullanıcılardan topladıkları verilere dayanarak para kazanıyor; ya pazarlama stratejilerini beslemek için kullanarak ya da üçüncü şahıslara satarak.

Web3 savunucuları, sahip olduğu muazzam değer göz önüne alındığında, bir tüketicinin verilerinin nasıl kullanıldığı ve kimlerle paylaşıldığı konusunda daha aktif bir rol oynaması gerektiğine inanıyor.

Pazarlamacıların tüketici verilerini toplamasını zorlaştırır mı? Muhtemelen. Pazarlamacıları, hedef kitlelerine ulaşmak için yeni yaratıcı yollar bulurken veri toplama ve kullanma konusunda daha şeffaf olmaya zorlayacaktır.

2. Daha topluluk odaklı bir yaklaşım

Web3, gücü ortalama tüketiciye yeniden dağıtmakla ilgilidir.

Buradaki ana fikir, tüketicilerin yolcu koltuğuna oturmak yerine en çok ilgilendikleri fikirlere karar verecekleri ve tanıtacaklarıdır. Bu değişimle birlikte, pazarlamacılar güçlü bir topluluk oluşturmaya daha fazla eğilmek zorunda kalacaklar.

Markalara duyulan güvensizlik ve verileri nasıl kullandıklarına dair güvensizlik arttıkça topluluk her zamankinden daha önemli hale geliyor.

3. İçerik üreticilerine daha fazla güven sağlayacak

Şu anda, birçok  içerik üreticisi, ne yayınlayabilecekleri konusundaki katı kuralların platformların insafına kalmış hissediyor. Web3 onları tam özerklikle donatacak.

Bir CMS Wire makalesinde, önde gelen bir programatik medya ortağı olan, MIQ’dan Charlie Neer, bu değişimi açıkladı.

“Şu anda, bir kişi bir şarkı indirdiğinde, yaratıcı toplam gelirin bir kısmını alıyor ve ev sahibi (Spotify veya Apple Music’i düşünün) bir haydut gibi davranıyor” dedi. “Aynı şey YouTube, Twitch vb.’deki içerik oluşturucular için de geçerli. Bu, Web3.0 gelir modeliyle hızla değişecek ve kontrol içerik üreticilerinde olacak.”

Tabii ki, web3’ün gerçeğe dönüşmesinden hala çok uzağız. Ancak, pazarlamacıların bilmesi ve göz kulak olması gereken bir şey.

Kaynak: https://blog.hubspot.com